Havayolu mil programı gerçek değeri sorgulandığında ortaya çıkan tablo, pazarlama vaatlerinden çok farklı. Milyonlarca yolcu her yıl mil biriktiriyor, ancak bu millerin büyük çoğunluğu ya kullanılmadan siliniyor ya da değersizleşiyor. Temel sorun şu: Havayolu şirketleri, mil programlarının koşullarını dilediği zaman tek taraflı olarak değiştirebiliyor. Bugün 50.000 mil gerektiren bir uçuş, yarın 80.000 mil isteyebilir. Expiration tarihleri kısaltılıyor, koltuk kısıtlamaları artıyor, transfer ücretleri yükseliyor. Yolcunun elinde değer kaybeden bir varlık kalıyor. Havayolu mil programı gerçek değerini hesaplamak için milyon noktayı birden dikkate almak gerekiyor: Kart yıllık ücreti, mil için harcanan para, kullanım kısıtlamaları ve gerçek satın alma alternatifine göre ne kadar kazanç sağlandığı. Çoğu analize göre, sıradan bir yolcu için mil biriktirmek, kaskonun maliyetinden ziyade bir pazarlama oyunu. Bir de psikolojik tuzak var. İnsanlar mil biriktirmek için daha fazla harcıyor, uçuş yapıyor, daha pahalı bilet alıyor. Mil kazanma kaygısı, aslında o millerin kullanımından çok daha fazla para harcattırıyor. Alternatif: Direkt indirim sunan ya da geri ödeme veren kartlara bakmak, çoğu zaman daha somut fayda sağlıyor. Mil biriktirmek kulağa cazip geliyor ama karmaşık bir sistem, belirsiz koşullar ve sürekli değişen kurallar hesabı zorlaştırıyor. Havayolu mil programlarına körce güvenmek yerine, gerçek maliyeti hesapla ve ona göre karar ver.