Uyku sırasında dil öğrenme Stanford çalışması, bu merak uyandıran soruya deneysel verilerle yaklaştı. Araştırma, uyku sırasında kelime ya da dil örüntülerini öğrenme kapasitesinin var olduğunu, ancak beklentilerin oldukça gerisinde kaldığını ortaya koydu. Uyku sırasında dil öğrenme Stanford bulgularına göre uyku evreleri arasındaki fark kritik. Derin uyku döneminde işitilen seslerin bellek izleri üzerinde zayıf bir takviye etkisi yaratabildiği gözlemlendi. Ancak bu etki, uyanık durumdaki aktif öğrenmeyle kıyaslandığında son derece sınırlı kalıyor ve bağımsız bir öğrenme kaynağı olarak değil, tamamlayıcı bir unsur olarak değerlendiriliyor. Uyku sırasında dil öğrenme araştırması, hafıza konsolidasyonu mekanizmasıyla bağlantılı. Gün içinde edinilen dil bilgisinin uyku sırasında pekiştirildiği ve uzun süreli belleğe aktarıldığı önceki çalışmalarda belgelenmiş bir olguydu. Bu araştırma, söz konusu pekiştirme sürecinin yeni içerik öğrenimine göre daha güvenilir biçimde işlediğini teyit etti. Araştırmacılar, uyku sırasında dil öğrenme konusundaki popüler ürün ve uygulamaların verdiği vaatlerin bilimsel destekten yoksun olduğunu vurguladı. Bu tür ürünlerin tüketicileri yanıltma potansiyeli taşıdığı da bulgular arasında özellikle öne çıkarıldı. Çalışmanın ana mesajı açık: dil öğrenmede uykunun rolü gerçek, ancak pasif bir öğrenme aracı olarak değil kaliteli uyku yoluyla bilişsel kapasiteyi destekleme işlevi üzerinden tanımlanıyor. Yeterli uyku, aktif öğrenme etkinliğini artırıyor; bu ikisi birbirinin yerine geçemiyor.