Arktik bölgesindeki permafrost metan salınımını ölçen yeni bir çalışma, atmosfere karışan metan miktarının önceki model tahminlerinin yaklaşık iki katı olduğunu ortaya koydu. Hava araçları ve yer istasyonları aracılığıyla yürütülen doğrudan ölçümler, iklim modellerindeki potansiyel bir boşluğa dikkat çekiyor. Permafrost metan salınımı iklim geri bildirimleri açısından kritik bir parametre. Permafrost içindeki organik madde çözüldüğünde mikroorganizmalar tarafından metana dönüştürülüyor; bu güçlü sera gazı atmosferde 20 yıllık süreçte karbondioksitten çok daha yüksek bir ısıtma etkisi gösteriyor. Çalışmada permafrost metan salınımını ölçmek için üç yöntem paralel olarak kullanıldı: ızgara bazlı yer ölçümleri, insansız hava araçlarıyla yürütülen transekt ölçümleri ve uydu bazlı atmosferik konsantrasyon verileri. Üç kaynaktan elde edilen verilerin tutarlı biçimde önceki tahminlerin üzerinde çıkması, metodolojik bir sapma değil gerçek bir emisyon artışına işaret ediyor. Permafrost metan salınımının coğrafi dağılımı homojen değil. Sibir'deki yedoma permafrost bölgeleri ve Kanada'nın kuzeybatısındaki sığ göl alanları (thermokarst lake) en yüksek salınım değerlerini gösterdi. Bu alanlar, çözünme hızının da en belirgin olduğu noktalar. Araştırmacılar, mevcut iklim modellerinin permafrost metan salınımını olduğundan düşük hesapladığını düşünüyorsa, sıcaklık artışı projeksiyonları da güncellenmek zorunda kalabilir. Bu, Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu emisyon bütçeleri üzerindeki baskıyı artıran bir faktör. Bulguların politika tartışmalarına yansıması kaçınılmaz görünüyor. Uzak Kuzey'deki permafrost metan salınımı üzerinde doğrudan kontrolü mümkün olmayan bu süreç, fosil yakıt kaynaklı emisyonların azaltılması konusundaki aciliyeti pekiştiriyor.