Suluboya peyzaj çizimi, pek çok sanat meraklısının denemek isteyip başlamakta çekindiği bir alan. Renklerin akması, kağıdın ıslanması ve kontrolsüz görünen boyalar ilk başta ürkütücü. Ama aslında bu \"kontrol edememe\" hissi, suluboya peyzajın en büyük büyüsünün ta kendisi.\n\nSuluboya peyzaj çiziminde ilk öğrenilmesi gereken teknik ıslak üstüne ıslak (wet-on-wet). Kağıt önce suyla ıslatılıyor ve ardından boya uygulanıyor. Boya yüzeyde kendiliğinden yayılıyor, bulanıklaşıyor ve organik geçişler oluşturuyor. Gökyüzü ve uzak dağlar için mükemmel bir teknik.\n\nIslak üstüne kuru (wet-on-dry) ise daha net kenarlı ayrıntılar için kullanılıyor. Kuru kağıda uygulanan boya daha az yayılıyor ve kontrollü fırça darbeleri mümkün oluyor. Ağaç gövdeleri, çitler veya yakın plan çiçekler bu teknikle hayat buluyor.\n\nSuluboya peyzaj çiziminin en önemli prensiplerinden biri koyu ve açık değerleri (value) anlamak. Gökyüzü genellikle en açık alan, gölgeler ise en koyu. Bu kontrast, derinlik ve atmosfer hissi yaratıyor. Renk ne olursa olsun, açık-koyu ilişkisi doğru kurulmadan peyzaj düzleşiyor.\n\nErizyon tekniği (lifting) da kullanışlı bir araç. Henüz ıslak boyayı temiz fırça, sünger ya da kağıt havluyla kaldırmak parlak bulutlar, sis veya güneş ışınları oluşturmaya yarıyor.\n\nSuluboya peyzaj çizimi için doğru kağıt seçimi de önemli. En az 300 gr/m² kalınlığındaki kağıtlar suyu emmeden kıvrılmıyor. Başlangıç için soğuk pres (cold press) yüzeyi en pratik seçenek; ne çok pürüzlü ne de çok kaygan, boya üzerinde iyi çalışıyor.