Manuel otomatik şanzıman geçiş deneyimim, beklediğimden çok farklı sonuçlar verdi. Beş yıl boyunca manuel kullananlar bilir; vitesle bir ilişki kurulur. Kalkış tork hissini, vites değişimini, debriyajın tepkisini öğrenirsiniz. Bu bütün bir beden dili. Manuel otomatik şanzıman geçişinde ilk günler tuhaf hissettirdi. Sol ayak debriyaj aramaya devam etti haftalarca. Boşta beklerken debriyaja basmaya çalıştım; yoktu tabii. Bu kas belleğinin ne kadar derin yerleştiğini gösterdi. Sürüş deneyimi farklıydı. Otomatik, vites değişimini kendi yapıyor; ama her zaman istediğim anda değil. Manuel otomatik şanzıman geçişinde ilk haftalarda bu kontrol kaybını sinir bozucu buldum. Bayramda hızlanmak istediğimde otomatik benim hissettiğim gibi tepki vermiyordu. Ama şehir içi trafiğinde otomatik çok daha az yorucu. Sıkışık trafikte sürekli debriyaj-vites hareketinden kurtulmak, sol bacak ve sol kolu ciddi ölçüde dinlendirdi. Manuel otomatik şanzıman geçişinin en büyük artısı bu oldu benim için. Akaryakıt tüketimi konusunda farklı sonuçlar aldım. Şehir içinde fark yok gibi; otoyolda otomatik biraz daha verimli çıktı benim kullanımımda. Manuel otomatik şanzıman geçişinde bu verimi deneyimle öğrendim. Beş yılın ardından şanzıman tipi fark etmez diyebilirdim. Diyemem. İkisi farklı sürüş dilleri. Hangisi size uyar? Bu sorunun cevabı yaşam tarzınıza bağlı.