Yedekleme stratejisi seçerken en fazla göz ardı edilen konu, bir felaketten sonra veriye ne kadar sürede ulaşılabileceğidir. Çevrimiçi yerel yedekleme karşılaştırması yapıldığında, iki yöntemin birbirinden oldukça farklı kurtarma senaryoları sunduğu görülür. Yerel yedekleme, veriye en hızlı erişimi sağlar. Harici disk ya da NAS cihazına yapılan yedek, ağ bant genişliği sınırlaması olmaksızın geri yüklenebilir. Büyük dosya setleri için bu hız farkı saatler değil, günler anlamına gelebilir. Çevrimiçi yerel yedekleme karşılaştırması yapılırken bu asimetri dikkatten kaçmamalıdır. Çevrimiçi (bulut tabanlı) yedeklemelerde kurtarma süresi, internet bant genişliğine doğrudan bağlıdır. Ev kullanıcısı için 100 Mbps'lik bir bağlantıda 1 TB veriyi indirmek yaklaşık 22 saat sürer. Kurumsal ortamlarda bu süre hâlâ kabul edilebilir olabilir; ancak kritik sistemlerin dakikalar içinde ayağa kalkmasının beklendiği senaryolarda yetersiz kalır. Güvenilirlik açısından değerlendirildiğinde, yerel yedeklemeler fiziksel risklere karşı savunmasızdır. Yangın, sel ya da donanım arızası hem asıl veriyi hem de yedeği eş zamanlı olarak yok edebilir. Çevrimiçi yedeklemeler ise coğrafi çeşitlendirme yaparak bu riski dağıtır; veri fiziksel konumdan bağımsız kalmaya devam eder. Çevrimiçi yerel yedekleme karşılaştırması, güvenilirlik bağlamında bir denge sorunudur. Yerel yedek hızlıdır ama kırılgandır. Bulut yedeği daha dayanıklıdır ama yavaş kurtarma sunar. Hibrit yaklaşım, her iki yöntemin güçlü yanlarını birleştirir. Kritik sistem görüntüleri yerel diskte tutulurken arşiv verileri buluta aktarılır. Bu yapıda hem hızlı kurtarma hem de coğrafi koruma mümkün olur. Son olarak şunu belirtmek gerekir: kurtarma süresini test etmeyen yedekleme planı gerçekte bir yedek değildir. Çevrimiçi yerel yedekleme karşılaştırması ne kadar iyi yapılırsa yapılsın, düzenli kurtarma tatbikatı olmadan hangi çözümün seçildiğinin önemi yoktur.