Motivasyon kaybı herkese gelir. Büyük planlar, taşınan heyecan, ardından sessizce sönen ateş. Bu, kişilik zayıflığı değil; insan zihninin normal bir dalgalanmasıdır. Asıl soru şu: O an ne yapacaksın? Motivasyon kaybı yaşandığında yapılan en yaygın hata, motivasyonun geri gelmesini beklemektir. "İstekli hissedince başlarım" düşüncesi, çoğu zaman hiç başlamamakla sonuçlanır. Çünkü motivasyon çoğunlukla hareketten sonra gelir, önce değil. Küçük bir adım atmak, motorun çalışmasını sağlar. Motivasyon kaybının birkaç farklı türü vardır. Bunları ayırt etmek önemlidir: Birincisi anlık tükenmişlik. Yorgunsunuzdur, dinlenmeniz gerekiyordur. Bu durumda zorlamak değil, gerçek bir mola vermek daha akıllıca. Ertesi sabah farklı hissedebilirsiniz. İkincisi anlam kaybı. Yaptığınız şey artık size değerli gelmiyor. Bu daha derin bir sinyaldir. "Bu hedef gerçekten benim için mi?" sorusunu sormak gerekebilir. Yanıt olumsuzsa, hedefi revize etmek ya da bırakmak mantıklı olabilir. Üçüncüsü korku kaynaklı donma. Başarısız olmaktan ya da yargılanmaktan çekinen biri motivasyon kaybı gibi hissedebilir ama aslında kaçınma davranışı sergiliyor. Bu durumda korkunun adını koymak ve küçük bir adımla üstüne yürümek işe yarar. Motivasyon kaybıyla başa çıkmak için şu pratikler işe yarar: **Çıtayı indirin.** Büyük görev gözünüzü korkutuyorsa, onu küçülün. "Sadece 5 dakika" ile başlayın. Çoğu zaman 5 dakika 20 dakikaya dönüşür. **Neden'i hatırlayın.** Bu hedefi neden koymuştunuz? Sizi ilk başta harekete geçiren şey neydi? O duyguya dokunmak yeniden bağlantı kurmanızı sağlayabilir. **Ortamı değiştirin.** Aynı masa, aynı ışık, aynı ses, motivasyon kaybı bazen sadece monotonluğun işaretidir. Kafe, kütüphane, park, yeni bir ortam zihinsel taze bakış açısı yaratabilir. **Bir başkasına söyleyin.** Sosyal sorumluluk, motivasyon için güçlü bir destek mekanizmasıdır. Birine "bu hafta şunu yapacağım" demek, taahhüt duygusunu güçlendirir. Motivasyon kaybı geçer. Ama geçmesi için aktif bir şey yapmak gerekir.