Sekiz haftalık bir mindfulness anksiyete tedavisi programını değerlendiren klinik araştırma, katılımcıların anksiyete ölçek puanlarında kayda değer düşüşler kaydettiğini ortaya koydu. Çok merkezli çalışma, Türkiye dahil beş ülkeden gelen yüz seksen dört katılımcıyı kapsıyor. Mindfulness anksiyete tedavisi alanındaki bu araştırma, programın standart bilişsel terapi yöntemleriyle karşılaştırıldığında hem kısa hem de orta vadede benzer etkinlik gösterdiğini saptadı. Sekiz haftalık sürecin sonunda katılımcıların yüzde yetmiş ikisinde anksiyete semptomlarında klinik açıdan anlamlı düzeyde gerileme gözlemlendi. Program, haftada bir kez gerçekleştirilen grup seansları ve günlük bireysel pratik egzersizlerinden oluşuyordu. Katılımcılardan günde ortalama otuz dakika farkındalık meditasyonu yapmaları beklendi. Uyumluluk oranları yüksek seyretti; katılımcıların yüzde seksen dördü programı tamamladı. Mindfulness anksiyete tedavisinin en belirgin etki gösterdiği alanlar arasında tekrarlayan düşünceler, fizyolojik uyarılma ve kaçınma davranışları yer aldı. Araştırmacılar, programın ilaç tedavisine alternatif veya tamamlayıcı olarak kullanılabileceğini ve yan etki profilinin çok daha düşük olduğunu vurguladı. Takip ölçümleri, program bitiminden altı ay sonra da etkilerin büyük ölçüde sürdüğünü gösteriyor. Kalıcılık oranı, haftalık pratik alışkanlığını sürdüren katılımcılarda çok daha yüksek bulundu. Türkiye'deki psikologlar, bu tür programların birinci basamak sağlık hizmetleriyle entegre edilmesinin anksiyete tedavisine erişimi kolaylaştıracağını belirtti. Ülkemizde mindfulness temelli programlara talebin son iki yılda hızla arttığı da kaydedilen gelişmeler arasında.