Tiyatroda koro dramaturjisi, Antik Yunan trajedisinin temel yapısal bileşeninden çağdaş tiyatronun çoğulcu sesine dönüşen uzun bir dramaturgik yolculuğu izler. Bu yolculuk biçim kaybı değil, işlev dönüşümünü anlatır.\n\nAntik Yunan trajedisinde tiyatroda koro dramaturjisi üç temel işlevi yerine getiriyordu: olayları yorum çerçevesiyle seyirciye sunmak (idealiter, seyircinin yorum kapasitesini temsil etmek), dramatik aksiyonun yarattığı ritmik kesintileri doldurmak (stasimon, koruk şarkıları sahne değişimleri arasında yer alırdı) ve kolektif toplumsal vicdanı sesendirmek. Sophokles'in arttırdığı ve Euripides'in dönüştürdüğü koro, trajedinin yapısal İskeleti içinde farklı konumlar almıştır.\n\nRönesans ve Elizabethan dönemde koro, tek bir anlatıcı figüre indirgenmiştir (Shakespeare'in Henry V'inde prologue karakteri gibi); bu dönüşüm kolektif sesin yerini bireysel yorum sesine bırakmasıyla dramatik anlam üretimini kökten değiştirmiştir.\n\nÇağdaş tiyatroda koro dramaturjisi çok daha ayrışık biçimler almaktadır. Devising tiyatrosu, kolektif üretim sürecini mümkün kılan bir yapı olarak koronun kolektif sesine yeniden dönmektedir. Postdramatik tiyatroda koro, bireysel karakterler yerine birden fazla perspektifin aynı anda bulunduğu bir varlık olarak işlev görür. Caryl Churchill'in „Seven Jewish Children\"ı gibi oyunlarda koro yapısı, bireyi değil toplumsal öznelliği ifade eden bir biçim olarak kullanılır. Tiyatroda koro dramaturjisinin bu çağdaş dönüşümü, biçimin işlevden önce geldiğini değil ikisinin birbirini sürekli yeniden tanımladığını ortaya koyar.