Küçük bütçe dijital kampanya yürütmenin mümkün olduğunu ben de başta inanmıyordum. 'Reklam bütçesi yoksa görünmezsin' söylemi çok yerleşmişti zihnimde. Yeni bir ürün lansman etmem gerekiyordu, bütçem bin liranın altındaydı. Büyük ajanslar bu rakamla çalışmıyor. Ben de kendi başıma yapmak zorunda kaldım. Küçük bütçe dijital kampanya stratejim üç ayağa dayanıyordu. Birincisi: içerik önce organik. Lansman öncesi iki hafta boyunca hikaye formatında ürünü hazırlık aşamalarıyla tanıttım. Merak uyandı, soru soruldu. Reklam başladığında insanların bir kısmı zaten biliyordu. İkincisi: mikro hedefleme. Bin lirayı geniş bir kitleye yaymak yerine gerçekten satın alabilecek beş yüz kişiye harcadım. Erişim düşüktü ama tıklama maliyeti çok düşük çıktı. Üçüncüsü: yeniden hedefleme. Web sitemi ziyaret eden ama satın almayanlar için ayrı bir küçük reklam. Bu segment çok daha sıcak; tanıyor, sadece ikna olmamış. Küçük bütçe dijital kampanya sürecinde toplam dönüşüm oranım sektör ortalamasının üç katıydı, bütçe küçük ama verimli harcandı. Öğrendiğim: kalabalığa değil, doğru kalabalığa konuşmak. Küçük bütçe seni disiplinli düşünmeye zorluyor, bu aslında bir avantaj.