Fas medina tarihi şehir dokusunu anlamak, İslam kentsel planlamasının organik mantığını çözümlemeyi gerektirir. Medina, Batılı kentsel planlamanın ızgara aksiyomuna taban tabana zıt bir prensip üzerine kurulmuştur: Her sokak, orada yaşayan ya da çalışan insanların ihtiyacını karşılayacak genişlikte açılmış; daha ötesine geçilmemiştir. Bu pratik minimalizm, bugün turist açısından sinir bozucu bir labirent olarak deneyimlenen şeyin aslında işlevsel bir optimizasyon stratejisi olduğunu ortaya koyar. Fas medina tarihi şehir yapısının okunması için birkaç morfolojik anahtar kavram gereklidir. Derb, çıkmaz sokak anlamına gelir ve genellikle bir aile ya da meslek grubunun denetiminde olan yarı özel bir geçit işlevi görür. Derb'in başında ahşap veya demir kapılar bulunur; bu kapılar gece kapatılır. Skifa ise ön kapıdan iç avluya geçişi sağlayan kısa, yüzde doksanlık bir dönüş yapan koridor segmentidir: Mahremiyet mimarisinin fiziksel tezahürüdür. Riyad (ya da riad), bu mahremiyetin doruk noktasını temsil eden iç avlulu konut tipidir; dışarıya kapalı, içeriye açık bu yapı, iklim kontrolü ile sosyal hiyerarşiyi aynı anda çözen bir tasarım çözümüdür. Medinalarda zanaat çarşılarının konumlanması da rastlantısal değildir. Ağır koku ve gürültü üreticiler (dabakçılar, demirciler, seramikçiler) medina çeperlerine yerleştirilmiş; parfüm ve ipek satıcıları ise büyük camiye en yakın konuma, yani ticaret kalp atışının en güçlü olduğu noktaya yerleştirilmiştir. Fez mediasındaki Karuiyen Camii çevresi bu hiyerarşinin en net okunabildiği örnektir. Dabbaghine (tabakhane) bölgesinin çevresinde konuşlanan balkon noktaları bu mekânsal mantığın turistik versiyonuna dönüşmüştür; ancak aşağıdan bakıldığında görülen çukurluk mimarisinin, burada çalışanların doğrudan güneşe maruz kalmadan çalışmasını sağladığı çoğunlukla açıklanmaz. Gezgin perspektifinden Fas medina tarihi şehir ağını çözmenin en güvenilir yöntemi, tarihsel katmanlanmayı takip etmektir. Karuiyen Camii (857) çevresindeki alan en eski çekirdeği oluşturur; Marinid dönemine (13.-15. yy) ait medreseler ise bir sonraki katmanı işaret eder. Alevi dönemi yapıları (17. yy sonrası) daha geniş caddeler ve daha az organik bir doku sergiler; bu, fatihlerin kendi idari mantıklarını mekâna dayattığını gösterir. Bu kronolojik katmanlanmayı takip etmek, sokak genişliğinin zaman çizelgesi gibi okunabileceği anlamına gelir: Dar olan eskidir. Pratik navigasyon için yerel rehber kiralamak meselesine pragmatik bir çerçeveden bakmak gerekir. Bağımsız keşif mümkündür; ancak GPS sinyalinin sık sık kesildiği ve sokak adlarının Arapça, Berberce ve Fransızca olarak üç katmanlı biçimde değiştiği Fez el-Bali'de kaybolmak kaçınılmazdır. Kaybolma deneyimini planlı bir şekilde dahil etmek, yani çıkmaz sokaklara sistematik olarak girmek ve geri dönüş noktasını not almak, medinanın gerçek yapısını kavramanın en hızlı yoluna dönüşür.