Fotoğraf makinesi ayarlarıyla ilk kez uğraşan biri için diyafram değeri kafa karıştırıcı gelebilir. F/1.8 mi daha iyi yoksa f/11 mi? Daha küçük sayı daha büyük açıklık mı? Bu ters mantık, diyaframı anlamayı zorlaştıran ilk engel. Diyafram değeri, lensin içindeki ışık geçişini kontrol eden açıklığı ifade eder. F sayısı olarak da bilinir. Bu sayı küçüldükçe açıklık büyür; büyüdükçe açıklık küçülür. f/1.8 çok büyük bir açıklık; f/16 çok küçük bir açıklık demektir. Diyafram değerinin fotoğraf üzerinde iki temel etkisi var: ışık miktarı ve alan derinliği. **Işık miktarı:** Büyük açıklık (küçük f sayısı) daha fazla ışığın sensöre ulaşmasını sağlar. Bu, az ışıklı ortamlarda çok değerlidir. Küçük açıklık (büyük f sayısı) daha az ışık demektir. **Alan derinliği:** Burada diyafram değerinin en belirgin görsel etkisi ortaya çıkar. Büyük açıklık (f/1.8 gibi) yüzeysel alan derinliği yaratır: odak noktasındaki konu keskin, arka plan bulanık. Bu efekti portre fotoğrafçılığında sıklıkla görürsünüz, yüz net, arka plan "bokeh" adı verilen güzel bir bulanıklıkla kaplanır. Küçük açıklık (f/11, f/16 gibi) ise derin alan derinliği sağlar. Hem ön plan hem arka plan nettir. Manzara fotoğrafçılığında, ufka kadar her şeyin keskin görünmesini istediğinizde bu ayar tercih edilir. Diyafram değeri ile deklanşör hızı arasında bir denge var. Daha fazla ışık almak için açıklığı artırırsanız, aynı pozlamayı korumak için deklanşörü daha hızlı ayarlamak gerekebilir. Bu üçlü ilişki, diyafram, deklanşör, ISO, fotoğrafçılığın temel üçgenini oluşturur. Diyafram değerini bilinçli kontrol etmeye başlamak, fotoğraf makinenizi otomatik moddan tamamen farklı bir araç haline getirir. Hangi konunun öne çıkacağını, arka planın ne kadar bulanık olacağını siz belirlemiş olursunuz.