Simbiyoz türleri karşılaştırması, canlıların birbirleriyle kurduğu yakın ilişkilerin ekolojik ve evrimsel önemini ortaya koyar. Mutualizm, kommensalizm ve parazitizm bu ilişkilerin üç temel biçimini tanımlar ve her biri farklı fayda-zarar dengeleri içerir. Mutualizm, her iki tarafın da kazandığı ilişki biçimidir. Çiçek ile arı arasındaki ilişki klasik örnektir: arı nektar alır, çiçeğin tozlanması sağlanır. Likenler, mantar ve alg arasındaki mutualizmin ürünüdür; mantar yapısal koruma sağlarken alg fotosentez yoluyla organik besin üretir. Simbiyoz türleri karşılaştırmasında mutualizmin evrimsel sürdürülebilirliği yüksektir çünkü her iki taraf için de devam etmek avantajlıdır. Kommensalizm, bir tarafın kazandığı, diğerinin etkilenmediği ilişkidir. Balina üzerinde yaşayan barnacle'lar balinanın hareketiyle besin bölgelerine taşınırken balina bu birliktelikten zarar da görmez, fayda da sağlamaz. Simbiyoz türleri karşılaştırmasında kommensalizm gözlemsel olarak tanımlanması en güç ilişki biçimidir: bir tarafın gerçekten etkilenmediğini kanıtlamak zordur. Parazitizm ise bir tarafın kazanırken diğerinin zarar gördüğü ilişkidir. Konak, parazit lehine enerji veya sağlık kaybeder. Simbiyoz türleri karşılaştırmasında parazitizmin ilginç evrimi, parazitlerin genellikle konağı öldürmek yerine sağ tutmaya yönelik baskı altında evrilmesidir: ölen konak, parazit için de son demektir. Bu üç kategori arasındaki sınırlar düşündüğümüzden daha akışkandır. Koşullar değiştiğinde mutualist bir ilişki parazitik bir boyut kazanabilir. Bağırsak mikrobiyomu bunun iyi örneğidir: çoğu koşulda mutualist, bazı koşullarda zararlı olabilir. Ekolojik açıdan tüm bu simbiyoz biçimleri, topluluk yapısını şekillendirir. Bir anahtar taş mutualisti kaldırın, ekosistem kaskatı (cascade) bozulabilir. Simbiyoz türleri karşılaştırması yapılırken bu dinamik boyut da göz önünde tutulmalıdır.