Kurumsal kimlik tasarımı konusunda ilk büyük projem geldiğinde hazır hissettim. Logo tasarımı yapıyordum, bunu biliyordum. Renkler, yazı tipi, şekil. Müşteriyle toplantılar yaptık, brief aldım, araştırdım, tasarladım. Logo beğenildi. Mutluydum. "İş bitti" dedim. Sonraki toplantıda müşteri sordu: "Kartviziti nasıl tasarlayacağız? Web sitesi başlığı nasıl görünecek? Ambalajlara nasıl yerleştireceğiz?" Ben cevap verirken fark ettim: Logoyu tasarlarken bunları hiç düşünmemiştim. Kurumsal kimlik tasarımı sadece logo değil. Logo bir başlangıç noktası. Ama kimlik, o logonun her farklı bağlamda tutarlı ve doğru görünmesi demek. Beyaz arka planda güzel duran logo, karanlık arka planda bozulabilir. Büyük boyutta harika olan logo, küçük boyutta okunmaz olabilir. Bir ay daha çalıştım. Logonun renkli, tek renk, negatif versiyonlarını çıkardım. Minimum boyut kılavuzları hazırladım. Hatalı kullanım örneklerini gösterdim. Bunların hepsini bir stil rehberine koydum. Kurumsal kimlik tasarımı projesinin ikinci tesliminde müşteri şaşırdı. "Sadece logo istemiştim" dedi. Ama o ek belgelerin değerini çok kısa sürede anladı: Bir yıl sonra o şirketin tasarımını başka biri yaptığında, stil rehberini kullanarak tutarlılığı koruyabildi. O proje bana tasarımın teslimattan sonra da yaşadığını öğretti. İyi tasarım, kendisinin nasıl kullanılacağını da tasarlar.