Moda beden çeşitliliği tartışması, son birkaç yılda görünürlük kazandı. Dergi kapakları, podyumlar ve kampanyalar çeşitlilik mesajlarını benimsedi gibi görünse de bu mesajın ticari gerçeklikle örtüşmediği her geçen ay daha belirgin hale geliyor. Moda beden çeşitliliği söyleminin yüzeyselliği, sayfalara bakıldığında kendini ele veriyor. Kapakta artık zaman zaman farklı beden tiplerinden modeller görebiliyoruz; ancak iç sayfalara geçildiğinde standart ölçülerin hâkimiyeti sürüyor. 'Artı beden' ya da 'plus-size' diye sınıflandırılan sayfalar ayrı tutularak asıl editoryal içerikten izole ediliyor. Bu sınıflandırma, dahil etme değil ayrıştırmadır. Reklam sayfalarında tablo değişmemektedir. Markalar editoryal çeşitliliği destekleyen mecralarda ürünlerini yalnızca belirli beden aralığındaki modellerle tanıtmaya devam etmektedir. Dergi yayın politikasıyla reklam gerçekliği arasındaki bu çelişki, çeşitlilik söyleminin yapısal değil kozmetik olduğunu ortaya koymaktadır. Buna ek olarak, beden çeşitliliği anlatısının çoğu zaman standart güzellik kalıplarına uyan 'plus-size' modellerle sınırlı kaldığı görülmektedir. Yaş, engel durumu, cilt tonu ve etnik çeşitlilik bu temsilde ya çok az yer bulmakta ya da tamamen yoktur. Gerçek anlamda moda beden çeşitliliği, kapak için marka değeri üretmek için değil; her beden ölçüsündeki kişinin moda tüketicisi olarak saygın biçimde temsil edilmesini sağlamak için uygulanmalıdır. Bu fark, niyet ile performans arasındaki kırılma noktasını tanımlamaktadır.