İki yıl önce havuza ilk adımı attığımda kendimi inanılmaz hazır hissediyordum. Spor ayakkabılarım, yeni aldığım gözlüğüm, kafamda çizdiğim plan. Ama yüzme antrenmanı hakkında kimsenin bana söylemediği bazı şeyler vardı. Onları şimdi, suda geçirdiğim yüzlerce saatten sonra, dürüstçe paylaşmak istiyorum. Birincisi: Nefes almayı öğrenmek tahmin ettiğinizden çok daha uzun sürer. Ben ilk haftalarda havuzun ortasında durarak nefes egzersizi yaptım. Koçum sabırlıydı ama gözlerinde o bakış vardı: "Bu kadar mı zor?" Evet, o kadar zordu. Sudaki nefes ritmi tamamen farklı bir şey, beden buna alışana kadar panikleyip duruyor. İkincisi: Kulaklar ilk birkaç haftada çok acıyor. Bunu hiç okumamıştım. Kulak tıkacı almıştım ama yine de su giriyordu. Birkaç gün başım zonkladı, duyma hassasiyetim değişti. Sonra adapte oldu. Üçüncüsü: Yüzme antrenmanı başladıktan sonra iştah kontrolden çıkıyor. İlk ay her antrenmandan sonra eve gelip buzdolabını yiyordum neredeyse. Karbonhidrat istiyordu bedenim, sürekli. Bu normalmiş, ama kimse söylememişti. Dördüncüsü: Omuzlar sert koş tarzı egzersizlere hazır gelmiyor havuza. İlk iki ayda omuzlarım her Pazar sabahı ağrıdı. Stretching yapmayı öğrenmem çok kritikti ve bunu geç öğrendim. Beşincisi: Teknik olmadan ne kadar hız yaparsan yap, bir noktadan öteye gidemiyorsun. Ben başta direnciyle çalıştım. "Daha çok çırpınırsam daha hızlı giderim" diye düşündüm. Tamamen yanlış. Hız değil, teknik. Elimin suya girişi, vücut rotasyonu, bacak vuruşunun ritmi. Bunları öğrenmek aylar aldı. Altıncısı: Havuz arkadaşlıkları beklenmedik gelişiyor. Şerit komşularınla kelime konuşmuyorsun ama bir bağ oluşuyor. Aynı saatlerde gelen insanları tanımaya başlıyorsun. Biri eksik olduğunda fark ediyorsun. Bu sessiz cemaat olmak güzel bir şey aslında. Yedincisi: Yüzme antrenmanı zihinsel olarak çok temizleyici. Suda ses yok, telefon yok, düşünce parçalanamıyor. Havuzun altındaki o sessizlik bambaşka bir yerde olmanı sağlıyor. Birkaç ay sonra fark ettim ki havuza gitmemin asıl sebebi kafamı boşaltmak haline geldi. Kondisyon ikincil kaldı.