Mary Ainsworth'un geliştirdiği Yabancı Durum prosedürü, bağlanma araştırmalarına operasyonel bir ölçüm altyapısı kazandırmış, Bowlby'nin kuramsal çerçevesini ampirik verilerle buluşturmuştur. Standartlaştırılmış bu laboratuvar protokolü, 12-18 aylık bebeklerin bakım vereninden kısa süreli ayrılık ve yeniden buluşma süreçlerindeki davranışsal tepkilerini sistematik biçimde gözlemler. Ainsworth bağlanma stilleri ilk olarak üç kategoride tanımlanmıştır: güvenli, kaygılı-kararsız (dirençli) ve kaçınan. Dördüncü kategori olan dezorganize bağlanma, Main ve Solomon tarafından 1986 yılında tanımlanarak sınıflandırmaya eklenmiştir. Güvenli bağlanan bebekler, bakım verenin varlığında ortamı rahatça keşfeder; ayrılık sırasında stres belirtileri gösterir ancak yeniden buluşmada bakım verenle kontak arar ve hızla sakinleşir. Bu örüntü, bakım verenin tutarlı ve duyarlı bakım sunduğu ilişkilerde görülür. Kaçınan bağlanmada bebek, ayrılığa görece az stres tepkisi verir ve yeniden buluşmada bakım verenden aktif biçimde uzaklaşır ya da görmezden gelir. Bu örüntü, bakım verenin duygusal sinyallere tutarsız ya da geri çekici biçimde yanıt verdiği ilişkilerle ilişkilidir. Davranıştaki sakinlik, duygusal işlemenin bastırılması anlamına gelir; fizyolojik ölçümler bu bebeklerin stres tepkisi açısından güvenli bağlanan bebeklerden farklılaşmadığını ortaya koyar. Kaygılı-kararsız bağlanmada ise bebek yoğun stres tepkisi gösterir, yeniden buluşmada hem kontak arar hem de sakinleşmeye direnir. Bu çelişkili tepki, bakım verenin tutarsız ve öngörülemeyen yanıtlarıyla şekillenir. Ainsworth bağlanma stilleri sınıflandırması, ebeveyn değerlendirme araçlarının ve müdahale protokollerinin tasarımına zemin oluşturmuştur. Yetişkin Bağlanma Görüşmesi, bu kuramsal çerçeveyi yetişkinliğe taşıyarak kuşaklar arası bağlanma aktarımını araştırmanın metodolojik zeminini sağlamıştır.