Yapmak isteyip bir türlü başlayamadığınız şeyler var mı? Masanın başına geçiyorsunuz ama önce bir kahve, sonra bir de telefona bakayım, ardından e-postaları kontrol edeyim derken saatler geçmiş. Erteleme alışkanlığı çoğu insanın yaşadığı, ama çözümsüz sanıldığı kadar çözümsüz olmayan bir durum. Erteleme, tembellikle aynı şey değil. Araştırmalar ertelemenin çoğunlukla kaygı, mükemmeliyetçilik ya da görevin nasıl tamamlanacağına dair belirsizlikle ilişkili olduğunu gösteriyor. Yani erteleme alışkanlığı genellikle bilişsel bir engelle başlar, eylemden kaçınmayla sürer. 1. Görevi küçük parçalara bölün Büyük ve belirsiz görevler beyne tehdit gibi görünür; beyin tehditten kaçar. "Raporu bitir" yerine "Rapor için ilk üç paragrafı yaz" demek, erteleme alışkanlığını kırmaya yardımcı olur. Küçük adımlar karar verme yükünü azaltır. 2. İki dakika kuralını deneyin Bir göreve başlamak için gereken enerji, onu tamamlamak için gereken enerjiden çok daha az. İki dakikada yapabileceğiniz küçük bir başlangıç yapın, çoğunlukla bu başlangıç sizi sürüklemeye yeter. 3. "Bunu yapmanın doğru zamanı" beklentisinden vazgeçin Koşullar hiçbir zaman mükemmel olmaz. Erteleme alışkanlığını besleyen güçlü bir inanç budur: "Daha enerjik olunca, daha az stresli olunca, ilham gelince..." O zaman hiç gelmez. Şu an, başlamak için yeterli zamandır. 4. Ortamı düzenleyin Dikkat dağıtıcıları mümkün olduğunca azaltın. Telefonu görünmez kılmak, bildirimleri kapatmak, belirli bir çalışma köşesi oluşturmak, bunlar erteleme alışkanlığına karşı fiziksel savunma mekanizmaları işlevi görür. 5. Kendinizi ödüllendirin Bir görevi tamamladıktan sonra küçük bir ödül belirlemek, beynin o görevi olumlu bir deneyimle ilişkilendirmesini sağlar. Bu basit döngü zamanla motive edici bir alışkanlık oluşturur. 6. Öz eleştiriyi azaltın Ertelediğinizde kendinize sert yargılar biçmek, bir sonraki seferde erteleme alışkanlığını daha da pekiştirir. Kaçırılan saati ya da günü bir kenara bırakıp şu anki adıma dönmek çok daha işlevsel. Erteleme alışkanlığı bir gecede ortadan kalkmaz. Ama küçük ve tutarlı adımlarla zamanla yönetilebilir bir hale gelir.