Çevirmenler, telif hakkı açısından hem kaynak metnin haklarına hem de kendi çevirilerinin haklarına dikkat etmek zorundadır. Çevirmen telif hakkı meselesi, sektörde sıkça karıştırılan ama kritik bir konudur. Kaynak metin henüz kamu malı (public domain) değilse, o metnin çevirisini yapmak için yayıncı veya yazardan yazılı izin alınması gerekir. İzinsiz yapılan çeviriler, telif hakkı ihlali sayılır ve yasal yaptırım doğurabilir. Sözleşmede hangi dil veya dillere, hangi coğrafi bölgelere ve kaç yıllık bir süreye yönelik çeviri hakkı verildiği açıkça belirtilmiş olmalıdır. Çevirmenin kendi ürettiği metin de telif hakkıyla korunur. Çeviri, kaynak metinden bağımsız bir yaratıcı eser sayılır. Ancak pek çok yayıncı, yapılan sözleşmelerle çeviri haklarını çevirmenden devralır. Bu devir kalıcı mı yoksa belirli süreli mi olduğu, sözleşmede mutlaka kontrol edilmelidir. Çevirmen telif hakkını korumak istiyorsa, telif devrini değil lisans verilmesini tercih etmelidir. Film altyazısı ve oyun çevirileri gibi özel alanlarda ise haklar daha da karmaşık bir yapı kazanır. Bu tür projelerde ikincil kullanım hakları (yayın, yayımlama, dijital dağıtım) için ek ücret talep etmek mümkündür. Çevirmenlerin mesleki dernekler aracılığıyla telif hakkı konusunda güncel bilgiye ulaşması, sözleşme öncesinde mutlaka bir hukuk danışmanından görüş alması önerilir.