Okul projesi animasyon ödevi geldiğinde sınıf ikiye ayrıldı. Bir kısım en az eforla geçecek bir şey yaparım dedi, bir kısım gerçekten bir şey denemek istedi. Ben ikinci gruptaydım. Konu belirledi, senaryo yazdım. Kısa, iki dakikalık bir animasyon. Basit ama hikayeli. Karakterleri çizdim, arka planları hazırladım. Sesler için bir arkadaşımdan yardım istedim. Okul projesi animasyon süreci iki haftamı aldı. Geceleri çalıştım. Bazı kareler yanlış çıkıyordu, yeniden çiziyordum. Ses senkronizasyonu ilk denemede tutmadı, tekrar düzenledim. Renk düzeltmeleri yaptım. Sunduğumda sınıf sessiz kaldı. Anlayamadım önce; iyi mi, kötü mü tepkisi? Sonra öğretmenim dur dedi ve başa sardı. Bir daha izledi. "Bu nasıl yapıldı?" diye sordu. O soruyu duymak, iki haftalık yorgunluğu sildi. Okul projesi animasyon konusunda öğrendiğim şey şu oldu: Bir projeye gerçek emek verildiğinde, sonuç farklı görünüyor. Teknik açıdan mükemmel olmayabilir ama niyet orada. Ve insanlar bunu görüyor. Hissediyor. O projeden sonra animasyona devam etmeye karar verdim. Beklenti aşmak değildi hedefim; ama yaparken hissettiğim şey, tamamladıktan sonra geri baktığımda iyi hissettirdi. Bu yeter. Başkasının onayı güzel ama kendi yargınız daha uzun süre yanınızda kalıyor.