Öğrenme güçlüğü kanıta dayalı müdahale alanı, hem tanı sürecinin karmaşıklığını hem de müdahale seçimlerini etkileyen kapsamlı bir araştırma zeminine dayanmaktadır. Disleksi, diskalkuli ve işleme hızı güçlükleri gibi özgül öğrenme bozuklukları, nörodiversitenin yansımalarıdır ve doğru müdahale seçimi klinik profilin dikkatli değerlendirilmesini gerektirmektedir. Okuma güçlükleri, özellikle disleksi, fonolojik işleme yetersizlikleriyle ilişkili olduğundan, kanıta dayalı müdahalelerin büyük çoğunluğu fonolojik farkındalık becerileri üzerine inşa edilmektedir. Yapılandırılmış okuryazarlık (structured literacy) yaklaşımı, ses-harf ilişkisini sistemli ve kümülatif biçimde öğreten, çok duyulu stratejiler kullanan ve yoğun pratiği merkeze alan bir müdahale çerçevesidir. Bu çerçevenin etkililik kanıtları, randomize kontrollü çalışmaların meta-analizleriyle desteklenmektedir. Diskalkuli müdahalelerinde ise sayı duyusu (number sense) ve kavramsal anlayış ön plana alınmaktadır. Somut materyallerden (manipülatifler), yarı somut temsillere (resim, diyagram) ve soyut sembollere geçiş döngüsü, CRA (Concrete-Representational-Abstract) sıralaması, matematiksel kavramların kalıcı öğrenilmesini desteklemektedir. Öğrenme güçlüğü kanıta dayalı müdahale alanında bu yaklaşımın etkinliği, işlemsel bellekten çok anlamsal bellekle bağlantısı güçlü öğrenciler için özellikle belgelenmiştir. Çalışan bellek kısıtlarına yönelik uyarlamalar, öğrenme güçlüğü kanıta dayalı müdahale repertuarının ayrı bir boyutunu oluşturur. Bilgi sunumunu küçük parçalara bölmek, çalışma belleği yükünü azaltan dış destekler (görsel organizatörler, kontrol listeleri) sağlamak ve tek seferlik talimat sayısını sınırlamak; bu uyarlamalar yalnızca öğrenme güçlüğü tanısı olan öğrenciler için değil, geniş bir profil yelpazesinde işlevseldir. Duygusal ve motivasyonel boyut göz ardı edilemez: Tekrarlayan başarısızlık deneyimi, öğrenilmiş çaresizliğe ve kimlik düzeyinde okuyucu olmaktan kaçınmaya neden olabilir. Müdahale programlarında kısa vadeli başarı deneyimleri yaratmak, öz-yeterlik algısını inşa etmenin ve müdahaleye katılımı sürdürmenin temel koşullarından biridir. Uzman önerisi şudur: Öğrenme güçlüğü kanıta dayalı müdahale seçimi, tek bir yaklaşımın tüm profillere uygulanmasından değil; kapsamlı psikoeğitsel değerlendirmeden elde edilen klinik profilin müdahale bileşenlerine sistematik olarak eşlenmesinden geçmektedir. Etkinlik araştırmalarında olumlu sonuçlar üreten programlar, yoğunluk, doğrudan öğretim ve yeterli uygulama süresi gibi ortak yapısal özelliklere sahiptir.