Erken emeklilik matematik hatası, FIRE (Finansal Bağımsızlık, Erken Emeklilik) hareketi etrafındaki tartışmalarda sıkça göz ardı edilen ama büyük sonuçlar doğurabilecek bir sorun. Erken emeklilik planlaması giderek daha geniş bir ilgi görüyor ve popülerleşiyor. Ama bu planların matematiksel temelini gerçek hayat koşullarıyla karşılaştırmak bazı rahatsız edici boşluklar ortaya koyuyor. Erken emeklilik matematik hatası en sık güvenli çekim oranı hesaplamalarında görülüyor. Klasik yüzde dört kuralı, emeklilik portföyünden yıllık yüzde dört çekimin 30 yıl boyunca sürdürülebileceğini öngörüyor. Bu kural belirli tarihsel dönemlerin piyasa verilerine dayanıyor. Ama erken emeklilikte bu süre 30 değil, 40, 50 ya da daha fazla yıl olabilir. Bu uzama, orijinal araştırmanın kapsamının çok dışına çıkıyor ve emeklilik portföyünün tükenmesi riskini ciddi biçimde artırıyor. Enflasyon varsayımları da kritik bir kaynak oluşturuyor. Uzun vadeli tahminlerde kullanılan ortalama enflasyon rakamları, özellikle sağlık giderleri, konut ve eğitim gibi kategorilerin gerçek maliyet artışını yeterince yansıtmıyor. Bu kategorilerin genellikle genel enflasyonun üzerinde arttığı dikkate alındığında, portföy projeksiyonları gerçekten ihtiyaç duyulacak miktarı eksik tahmin edebiliyor. Erken emeklilik matematik hatası aynı zamanda portföy simülasyonlarında farklı piyasa koşullarının yeterince modellenmemesinden kaynaklanıyor. Monte Carlo simülasyonları bu riski azaltmaya çalışıyor ama nadir ve ekstrem piyasa olayları bu modellerde yeterince ağırlıklandırılmıyor. Bu eleştiri erken emekliliği imkânsız ya da anlamsız göstermiyor. Ama hesaplama aşamasında daha muhafazakâr varsayımlar, farklı senaryolarda duyarlılık analizleri ve portföy dışı gelir kaynakları (part-time çalışma, kira geliri) dikkate alınmadan yapılan planların ne kadar sağlam olduğu sorgulanmalı.