Türkiye biyoloji müfredatı, evrim konusunu yıllardır tartışmalı bir biçimde işlemektedir. Müfredattaki değişiklikler, içeriğin nasıl sunulduğu ve öğretmenler üzerindeki pratik baskılar bir araya geldiğinde ortaya bilimsel standartların gerisinde kalan bir tablo çıkmaktadır. Türkiye biyoloji müfredatında evrim konusunun tarihine bakıldığında, 2017 yılındaki müfredat revizyonunun ardından ilk ve orta öğretim düzeyinde evrim içeriğinin daraltıldığı görülür. Yüksek öğretimde konu işlenmeye devam etse de temel öğretimde maruz kalma süresi kısaldı. Bu durumun etkisi hem öğrenci anlayışı hem de öğretmen güveni üzerinde hissedilir. Türkiye biyoloji müfredatının evrim konusundaki yetersizliğini anlamak için uluslararası bir karşılaştırma yapmak gerekir. OECD ülkelerinin büyük çoğunluğunda evrim, biyoloji müfredatının temel çerçevesidir; yalnızca ayrı bir konu olarak değil, diğer konuları anlamlandıran bir iskelet olarak öğretilir. Ekoloji, genetik, hastalık biyolojisi, tıp, bunların hepsi evrimsel çerçeveden anlam kazanır. Bu durumun öğrenciye pratik etkisi nedir? Üniversiteye geçişte biyoloji, tıp veya biyomühendislik okuyan öğrenciler temel bir kavramsal altyapı eksikliğiyle başlar. Uluslararası yayınları takip etmek, evrimsel biyoloji literatürünü kavramak, disiplinler arası çalışmalara katılmak güçleşir. Öneri şudur: müfredat tasarımı bilimsel konsensüsü esas almalıdır. Evrim tartışmalı bir ideoloji değil, tüm canlı biyolojisinin temel açıklayıcı çerçevesidir. Bu çerçeveyi öğretmemek, biyoloji eğitimini temelsiz bırakmaktır.