Roma İmparatorluğu çöküşü, tarihçilerin yüzyıllardır tartıştığı en karmaşık sorulardan biridir. Tek bir neden değil, birbiriyle iç içe geçmiş ekonomik, askeri, siyasi ve toplumsal etkenler bu devasa yapıyı yıktı. Askeri baskı açısından bakıldığında, Batı Roma İmparatorluğu'nun son yüzyılları sonu gelmez istilalarla doluydu. Vizigotlar, Vandallar, Hunlar ve Ostrogotlar gibi kavimler sürekli olarak sınırları zorladı. İmparatorluk bu baskıyı karşılamak için barbar kökenli askerleri ordusuna dahil etmek zorunda kaldı. Zamanla bu askerler Roma'ya değil kendi liderlerine bağlı hale geldi. Ekonomik çöküş de Roma İmparatorluğu çöküşünün temel direği sayılır. Sürekli savaşların yarattığı savunma harcamaları hazineyi boşalttı. Vergi yükü tarım kesimini ezdi, üretim düştü, ticaret yolları güvensizleşti. İmparatorluk parayı değersizleştirmek için gümüş oranını azalttı; bu da hiperenflasyona yol açtı. Siyasi istikrarsızlık da belirleyici bir rol üstlendi. 235-284 yılları arasındaki dönem "Asker İmparatorları Krizi" olarak anılır; elli yılda yaklaşık yirmi imparator tahta çıktı ve büyük çoğunluğu suikaste kurban gitti. Merkezi otorite sürekli sarsıldı, eyaletler fiilen bağımsızlaştı. Din ve kültürel dönüşüm de tartışmalara konu olur. Hristiyanlığın yükselişiyle birlikte antik Roma erdemlerinin ve kamu hizmetine bağlılığın zayıfladığını savunan tarihçiler var; karşı görüştekilerse Hristiyanlığın imparatorluğu daha da uzun yaşattığını ileri sürer. Veba salgınları ise nüfusu büyük ölçüde eritti. Antoninus Vebası (165-180) ve Kiprianus Vebası (249-262) milyonlarca kişiyi öldürdü, hem ordu hem de vergi tabanı küçüldü. Son olarak, 395 yılında imparatorluğun Doğu ve Batı olarak ikiye bölünmesi Batı'yı savunmasız bıraktı. Doğu Roma (Bizans) varlığını 1453'e dek sürdürürken, Batı Roma İmparatorluğu 476'da Odoaker'in son imparator Romulus Augustulus'u tahttan indirmesiyle resmen sona erdi. Roma İmparatorluğu çöküşü anlık bir yıkım değil, birkaç yüzyıla yayılan yavaş bir erimeydi. Tarihçi Edward Gibbon bu süreci "ihtişamın düşüşü ve çöküşü" olarak nitelendirmiş; modern araştırmacılar ise tek bir açıklama yerine çok katmanlı nedenler bütününü inceler.