Port de bras skapula stabilitesi, bale tekniğinin göz ardı edilen ancak üst ekstremite estetiğinin ve omuz kuşağı sağlığının en belirleyici bileşenlerinden birini oluşturur. Dışarıdan bakıldığında zarif görünen bir port de bras hareketi, altta tutarlı bir skapulotorasik ritim ve doğru çalışan serratus anterior aktivasyonu gerektirir; bu mekanizma kurulmadan gerçekleştirilen hareketler hem görsel titizlikten yoksun kalır hem de rotator cuff yapılarına aşırı yükleme getirir.\n\nSkapula stabilitesi, tuzak (trapezius) kasının üç parçası ile serratus anterior arasındaki nöromusküler eşgüdüme dayanır. Üst trapezius dominansı, başlangıç düzeyi dansçılarda sıklıkla gözlenen bir örüntü, skapulayı yeterince yukarı döndürmeksizin yükseltir; bu durum port de bras sırasında subakromial mesafeyi daraltır. Orta ve alt trapezius ile serratus anteriorun iş birliği ise skapulayı göğüs kafesine yakın tutarak glenohumeral ekleme optimal pozisyon sağlar.\n\nPort de bras skapula ilişkisinde anatomik bir nüans dikkat gerektirir: Bale tekniği geleneğinde omuzların \"aşağıda ve geri\" tutulmasına yapılan vurgu, fizyolojik olarak hem skapular depresyon hem de retraksiyon ile yanlış özdeşleştirilmektedir. Gerçekte skapular pozisyon, hareketin fazına ve kol yüksekliğine göre dinamik biçimde değişmelidir. Kolu a la seconde'a taşırken skapular abdüksiyon ve yukarı rotasyon fizyolojik olarak kaçınılmazdır; bunu bastırmaya çalışmak kassal kompansasyona yol açar.\n\nGünlük bale çalışmasında port de bras sırasında skapular stabilitenin değerlendirilmesi için dansçının sırtının gözlemlenmesi yeterlidir: Medial skapular kenar göğüs kafesinden uzaklaşıyor ve kanat şeklinde belirginleşiyorsa serratus anterior yetersizliği söz konusudur. Proprioseptif farkındalık egzersizleri ve hedeflenmiş serratus anterior aktivasyon çalışmaları, teknik düzeltmeden önce kinestetik bağlantının kurulmasına öncelik vermelidir.