Kedi sahipliği gerçekleri hakkında bana söylenenler hep güzel şeylerdi. 'Bağımsız hayvan, bakımı kolay, evde neşe katar.' Bunlar doğru, ama eksikti. Kedi sahipliği gerçeklerinin birincisi veteriner masrafı. Kediyi ücretsiz sahiplendim. İlk yıl veteriner masrafım kedi fiyatını aşan bir rakam tuttu, aşılar, kısırlaştırma, rutin kontrol, bir de beklenmedik ince bağırsak enfeksiyonu. Bunları bilseydum bütçemi ona göre planlardım. İkincisi: uyku düzenim bozuldu. Kedi gece aktif; sevinçle etrafta koşturuyor, sıçrıyor, bazen yüzüme atlıyor. İlk aylarda sabah yorgunlukla kalkıyordum. Sonradan ayrı oda kapısını kapatmayı öğrendim, bu hem benim hem onun için iyi oldu. Kedi sahipliği gerçeklerinden üçüncüsü beni en çok şaşırttı: duygusal bağ. Kedilerin soğuk ve mesafeli olduğunu düşünürdüm. Benimki farklı çıktı. Üzgün olduğumda yanıma gelip oturdu. Hasta yattığımda kucağımdan kalkmadı. Bu bağı kimse önceden anlatmadı. Dördüncüsü: tüy. Her yere, her şeyin üstüne. Koyu renkli kıyafet giymek benim için artık eskisi kadar basit değil. Tüy toplayıcı, bant rulosu, bunlar alışveriş listeme eklendi. Kedi sahipliği gerçekleri bunların hepsini kapsıyor. Ben aldığım kararda pişman değilim, ama tam bilgiyle alsaydım daha hazırlıklı olurdum.