Diyafram, lensin ışık geçişini kontrol eden açıklık mekanizmasıdır; bu mekanizma yalnızca pozlamayı değil, karenin hangi bölümlerinin keskin çıkacağını da belirler. Diyafram alan derinliği ilişkisi fotoğrafçılığın en temel ve en sık kullanılan yaratıcı araçlarından biridir. F durağı değeri küçüldükçe (f/1.4, f/1.8, f/2.8) diyafram açıklığı genişler; ışık miktarı artar ve alan derinliği daralır. Alan derinliği, karede keskin görünen mesafe aralığını ifade eder. Dar alan derinliği (f/1.4) konuyu arka plandan ön plandan izole eder; bu "bokeh" etkisi portrelerde, ürün fotoğraflarında ve makro çekimlerde yaygın biçimde kullanılır. Konu net, arka plan yumuşak ve bulanıktır. Diyafram alan derinliği karşılaştırmasında f/11 gibi küçük açıklıklar tam tersine geniş alan derinliği sağlar. Önden arkaya büyük bir mesafe aralığı keskin çıkar. Peyzaj fotoğrafçılığı, mimari çekimler ve tüm sahnenin detayının önemli olduğu durumlar için bu ayar tercih edilir. Bununla birlikte diyafram seçimi yalnızca alan derinliği üzerinde değil, optik keskinlik üzerinde de etkilidir. Çoğu lens tam açıkta (f/1.4 ya da f/1.8) en keskin performansını vermez; merkezdeki optik sapmalar (koma, kromatik aberasyon) tam açıkta belirginleşir. Lensler genellikle iki ya da üç f durağı kapatıldığında (örneğin f/4 ya da f/5.6) en yüksek optik keskinliğe ulaşır. f/11'in ötesinde ise difraksiyon devreye girer: dalga doğası nedeniyle ışık açıklıktan geçerken saçılır ve görüntü keskinliği teorik olarak azalır. Diyafram alan derinliği analizi pratikte şunu öneriyor: Sanatsal arka plan bulanıklığı için geniş açıklık; tüm detayı kesmek için orta açıklıklar (f/5.6-f/8) hem geniş alan derinliği hem de optik keskinlik konusunda denge sağlar; f/16 ve ötesi yalnızca zorunluluktan ya da özel efektler için (güneş yıldızlaması) tercih edilmeli. Son not: alan derinliği yalnızca diyaframa bağlı değildir. Odak mesafesi (konuya olan uzaklık) ve lens odak uzunluğu da bu denkleme girer; geniş açı ile telephoto lens aynı diyaframda farklı alan derinliği sağlar.