**Realist edebiyat akımı nedir?** Realist edebiyat akımı, 19. yüzyılda romantizmin idealize edilmiş dünyasına tepki olarak doğdu. Edebiyatın görevi hayal dünyasını anlatmak değil, gerçek yaşamı olduğu gibi yansıtmaktır, bu anlayışın adı realizm. **Ne zaman ve nerede ortaya çıktı?** 1840'lar ve 1850'lerde Fransa'da güçlenen bir edebiyat hareketi olarak öne çıktı; ardından Rusya, İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerine yayıldı. Fransız ressam Courbet, "realism" terimini sanat için ilk kullananlardan biri; edebiyatta ise Honoré de Balzac ve Gustave Flaubert bu akımın öncülerine sayılıyor. **Realist edebiyat akımının temel özellikleri** - **Gündelik hayat ve sıradan insanlar**: Kahramanlar kral ya da soylu değil; orta sınıf, köylü, işçi. - **Gözleme dayalı anlatı**: Yazar bir gözlemci gibi çalışır; sosyal çevreyi, ekonomik koşulları ve insan davranışlarını belgeler. - **Nesnel bakış açısı**: Aşırı duygusallıktan kaçınılır; idealizasyon reddedilir. - **Diyalog ve detay**: Karakterlerin konuşmaları ve fiziksel çevre ayrıntılı biçimde verilir. **Türk edebiyatında realist akım** Tanzimattan sonra Türk edebiyatına giren realist akım, Halit Ziya Uşaklıgil ile güçlendi. "Aşk-ı Memnu" başta olmak üzere pek çok eseri toplumsal gerçekliği, aile yapısını ve bireysel çatışmaları bu anlayışla ele alır. **Natüralizm ile farkı ne?** Natüralizm, realizmi bir adım ileri götürür. Realist edebiyat akımı insan davranışını sosyal koşullarla açıklarken; natüralizm kalıtım ve biyolojik determinizmi de devreye sokar. Emile Zola bu ayrımın en belirgin örneği.