Brezilya karnaval deneyimi hakkında gitmeden önce çok şey okumuştum. Film sahnelerindeki o coşku, ritim, renkler... Gerçekte ne kadarı doğruydu, ne kadarı kurgu? Bunu anlamak için Rio'ya gittim. Karnavala katılmak sandığım kadar kolay değildi. Samba okullarının ana geçit törenine bilet bulmak aylar öncesinden gerekiyor. Ben geç kalmıştım. Sokak karnavalı olan 'blocos'a katıldım; bu benim için daha iyi oldu aslında. Brezilya karnaval deneyiminin bana öğrettiği ilk şey: yabancı olduğunuzu herkes anlıyor ama kimse umursamıyor. Sambaya eşlik etmeye çalıştım, yanımdaki Brezilyalılar güldü ama itmedi. Birlikte dans etti. Dili bilmesem de müzik ortaklaştırdı bizi. Gerçeği söylemem gerekirse: kalabalık yorucu. Her bloco onbinlerce kişi çekiyor. Kaybolmamak için arkadaşlarla önceden buluşma noktası belirleyin; telefon sinyali çekmiyor. Cüzdan değil, yalnızca küçük nakit taşıyın. Çantayı sırt yerine karın bölgesine alın. Yanılsamaların çöküşü şunda oldu: karnaval sabah altıya kadar sürmüyor, en azından sokaklarda değil. Bir noktada herkes dağılıyor. O zaman yorgunlukla otel odasına döndüm ve aynada güneş yanığına baktım. Ama Brezilya karnaval deneyiminin verdiği şeyi başka hiçbir seyahat vermedi: binlerce yabancıyla aynı ritmi paylaşmanın tuhaf ve güzel duygusu. Bu gerçekti, yanılsama değildi.