Post-gerilmeli döşeme tasarımı, öngerilme kanallarına (tendon) sonradan çekme kuvveti uygulanarak betonun sünme eğiliminin ve sehim miktarının etkin biçimde kontrol altına alındığı ileri yapı mühendisliği yaklaşımını temsil eder. Yapışmaz (unbonded) ve yapışık (bonded) tendon sistemleri olarak ikiye ayrılan bu teknik, özellikle uzun açıklıklı döşemelerde kesit yüksekliği azaltımı ve betonda ön basınç oluşturma avantajları sunar. Post-gerilmeli döşeme tasarımında ön kayıplar (short-term losses) ve uzun vadeli kayıplar (long-term losses) doğru modellenmek zorundadır. Sürtünme kayıpları (friction losses), ankraj sürçmesi (anchor set) ve elastik kısalma (elastic shortening) anlık kayıpları oluştururken sünme, rötre ve gevşeme (relaxation) uzun vadeli tendon gerilme düşüşünü belirler. Efektif ön gerilme kuvvetinin hizmet yükü altındaki değeri, döşemenin sehim ve çatlak kontrolünde doğrudan belirleyici olmaktadır. Yapışmaz sistemlerde tek bir çelik teli saran gres ve polietilen kılıf, tendonun beton ile mekanik bağlanmasını engeller. Bu durum tendon hasar gördüğünde tüm kablo boyunca gerilme kaybı anlamına gelir. Yapışık sistemlerde ise grout enjeksiyonu tendon ile betonu kalıcı olarak bütünleştirir ve yerel hasarın yayılmasını sınırlar; buna karşın saha uygulaması daha karmaşık bir süreçtir. Post-gerilmeli döşeme tasarımının sınırlamaları arasında delme yüklerine karşı zımpanlama (punching shear) hesabı kritik önem taşır; tendonlar kolon etrafında özenle düzenlenmeli, kesme kuvveti taşıma mekanizması kolon başlığı donatısıyla desteklenmelidir. Aynı zamanda geçici yükler ve erken germe zamanlaması yanlış uygulandığında taze betonda çatlama riski önemli ölçüde artar.