DNA modeli evde yapımı deneyi benim için bir ders kitabı sayfasını gerçeğe dönüştürdü. Biyoloji öğrencisiyken DNA'yı hep şemalardan öğrendim. Çift sarmal, nükleotitler, baz çiftleri, hepsini ezberlemiştim. Ama neyin nereye bağlandığını zihnimde canlandırmak zordu. Bir gün evde DNA modeli evde yapımı deneyini gerçekleştirmeye karar verdim. Malzemeler basitti: üzüm şekerleri, kiraz şekerleri, kürdan. Dört renk şeker, dört baz için. Kırmızı adenin, sarı timin, yeşil guanin, mavi sitozin. Kürdanlar bağları temsil edecekti. Başlayınca ilk sorun belirdi: hangi baz hangisiyle eşleşiyor? Adenin-timin, guanin-sitozin. Bunları ezberlemiştim ama neden bu çiftler? Model yaparken bir an durdum. Adenin ve timin iki hidrojen bağıyla bağlanıyor, guanin ve sitozin üçle. Bu yüzden G-C çifti daha güçlü. Şeker ve kürdanla bunu canlandırırken fark ettim: tüm baz çiftlerini ezberlemek yetmiyordu, neden o çiftlerin oluştuğunu anlamak gerekiyordu. DNA modeli evde yapımı sırasında en zor kısım sarmal yapıyı oluşturmaktı. Düz bir merdiven gibi bağladım, sonra döndürmeye çalıştım. Kürdanlar birbirine girdi, şekerler düştü. Birkaç denemede anladım: sarmalı doğrudan döndürmeye çalışmak yerine, yapıyı hafifçe eğerek aşamalı döndürmek gerekiyordu. Model tamamlandığında masanın üstünde duran küçük sarmal şekere bakakaldım. O şema sayfasındaki çizgiler artık boyutsal bir anlam taşıyordu. Nükleotitlerin bir merdiven basamağı gibi nasıl dizildiğini, iki şerit arasındaki mesafeyi, sarmalın neden sağa döndüğünü artık gerçekten görebiliyordum. DNA modeli evde yapımı deneyinden çıkardığım ders: ellerinizle yaptığınız şeyler, gözlerinizle okuduğunuzdan daha uzun süre hafızada kalıyor.