Ney, dünyanın en eski üflemeli çalgılarından biridir ve kökleri binlerce yıl öncesine uzanır. Türk ve İslam müziğinin vazgeçilmez bir parçası olan bu kamış enstrüman, öğrenme sürecinin en güç başlangıçlarından birini sunar; ancak o ilk sesi çıkarmak, sizi bir daha bırakmayan bir sürece davet eder. Ney üflemek öğrenmek isteyen birinin karşılaşacağı ilk zorluk, sesin nasıl çıkarıldığıdır. Neyde ses kaval ya da flüt gibi değil, çok farklı bir teknikle üretilir: dudaklar ney başının üst kenarına belirli bir açıyla yerleştirilir ve nefes başın içine değil, bir köşeye doğru üflenir. Bu tekniği kavramak başlangıçta saatler ya da günler alabilir; ancak bir kez ses çıkmaya başladığında gerisi çok daha kolay ilerler. Ney üflemek için nefes kontrolü temel bir beceridir. Diyafram nefesi olarak bilinen karın nefesiyle üflemek, hem tutarlı bir ses hem de uzun bir nefes kapasitesi sağlar. Yüzeysel göğüs nefesiyle üflemek sesin kalitesini ve sürekliliğini doğrudan olumsuz etkiler. Basma tekniği öğrenilirken parmak kapatmaları da çalışılır. Her delik, belirli notaları oluşturur; tam kapatma ve yarı kapatma ile farklı tonlar elde edilir. Neyde çeyrek sesler de kullanıldığından Batı müziği arka planından gelenlerin kulağını yeniden eğitmesi gerekebilir. Ney üflemek öğrenmek isteyen biri için yüz yüze usta-öğrenci ilişkisi hâlâ en etkili yöntemdir. Bu çalgıda sol-mi bağlantısı öylesine güçlüdür ki doğru nefes ve dudak pozisyonunu kelimelerle tam aktarmak güçtür; gözlemleyerek ve dinleyerek öğrenmek süreci hızlandırır.