İki yıl önce bir tablet aldığımda etrafımdaki herkes "altı ayda rafa kaldırırsın" dedi. Haklı çıkmalarını bekliyordum açıkçası. Ama bugün masama bakıyorum ve o tablet hâlâ tam ortasında duruyor. İki yıllık tablet deneyimi boyunca cihazla kurduğum ilişki birkaç farklı evreye girdi. İlk aylarda yeni aldığım her cihazın verdiği o coşkuyla kullandım. Her uygulamayı denedim, her özelliği kurcaladım. Sonra o coşku geçti ve gerçek sınav başladı. Tabletin günlük kullanımda kalmayı başarmasının asıl sırrı bence şu: onu bir bilgisayar gibi kullanmaya çalışmayı bıraktığım an her şey değişti. Aylarca klavye bağlamaya, fare takmaya, masaüstü uygulamaları açmaya uğraştım. Tablet bana sürekli direnç gösterdi. Dokunmatik arayüz fare yerine geçmiyordu, dosya yönetimi can sıkıcıydı, çoklu görev pencere yönetimi bir türlü alışamadığım bir yapıya sahipti. Bir gün yorgunlukla klavyeyi bağlamadan, sadece tabletle otururken bir şeyin değiştiğini fark ettim. Elimdeydi, rahatça tutuluyordu, istediğim sayfayı parmağımla açıyordum. O gün birkaç makale okudum, not aldım, bir podcast dinledim. Tablet tam olarak yapması gereken şeyi yapıyordu. O günden beri iki yıllık tablet deneyimi içinde bir kural oluştu: Tableti tablet gibi kullan. Okuma, not alma, çizim, video izleme. Bunların hepsinde neredeyse mükemmel. Tabloda çizim yaparken kalem hassasiyeti, sabah gazetemi okurken hafifliği, yatakta bir şeyler izlerken o rahat tutma biçimi, bunların hiçbirini başka bir cihazla o kadar doğal yaşayamıyorum. Tabii iki yıl içinde öğrendiğim şeyler sadece bunlar değil. Pil ömrü konusunda ilk altı ayda çok yanıldım. Tableti şarjda bırakarak kullanmak pili hızla yıpratıyor. Bunu geç öğrendim. Şimdi pil yüzde seksen civarında tutmaya çalışıyorum, doldurmayı yüzde yüze kadar nadiren bırakıyorum. Pil kapasitesi ilk aldığımdaki gibi değil ama iki yılda ikilik bir kayıp, bence normal. Ekran koruması konusunda da bir hatam var. İlk altı ay korumasız kullandım. Minicik çizikler birikmişti. Sonra taktığım temperli cam ekranı hem görünümü hem de parmak kayışını daha iyi hale getirdi. Keşke daha başından taksaydım. İki yıllık tablet deneyiminin belki de en değerli dersiyse şu oldu: Bir cihazın uzun ömürlü olması, ona doğru bir rol biçmekle başlıyor. Akıllı telefon elimin uzantısı, dizüstü bilgisayar üretim aracım, tablet ise aradaki o rahat bölge. Üçünü doğru rollere oturtunca üçü de vazgeçemeyeceğim birer araç haline geldi. Şu an iki yıllık tablet deneyimi bana şunu söylüyor: Cihaz hâlâ gayet iyi çalışıyor. Yeni modeller çıktı, daha hızlılar, daha hafifler. Ama benim tabletim ihtiyacımı karşıladığı sürece değiştirmeyi düşünmüyorum. Çünkü öğrendim ki en iyi cihaz, zaten elinizde olan ve tam yerine oturmuş olandır.