Kurbağa deri permeabilite özelliği, amfibilerin hem su alımı için vazgeçilmez bir adaptasyon hem de çevresel kirletici maruziyetinin birincil giriş kapısı olması bakımından çifte işlevli bir yapıyı temsil eder. Solunum ve osmoregülasyon işlevleri için zorunlu olan bu permeabilite, aynı zamanda polar ve yarı polar organik bileşiklerle ağır metallerin doğrudan vücut sıvısına geçişini kolaylaştırır. Kurbağa deri permeabilite mekanizmaları, deri epitel hücreleri arasındaki sıkı bağlantıların (tight junctions) seçici geçirgenliğine dayanır. Akuaporin kanalları su geçişini yönetirken pasif difüzyon yoluyla lipofobik kirleticiler lipid çift katmandan doğrudan geçer. Bu yapısal özellik, suda çözünmez organik bileşiklerin (DDT türevleri, polisiklik aromatik hidrokarbonlar) deriden absorbe edilerek yağ dokusunda biyobirikim yapmasını olanaklı kılar. Kurbağa deri permeabilite açısından biyogösterge kullanımı ekotoksikoloji araştırmalarında iki düzeyde gerçekleşir. Bireysel düzeyde deri bütünlüğündeki histolojik değişiklikler, mukus bezi sayısı ve tip dağılımı ile lipit tabakası kalınlığı ölçülür. Topluluk düzeyinde ise amfibi türlerinin habitat kalitesine duyarlı dağılım örüntüleri ve kurbağa popülasyonu bol'luğu su kalitesinin göstergesi olarak kullanılır. Chytrid fungus (Batrachochytrium dendrobatidis) epidemisi ile kirlilik stresinin sinerjistik etkisi, amfibileri küresel ölçekte en tehdit altındaki omurgalı grubu haline getiren faktörlerin başında gelir. Kurbağa deri permeabilitesi, chytrid enfeksiyonuna da aynı anatomo-fizyolojik yol üzerinden zemin hazırlar: fungal sporangiyumlar deri üzerinde çoğalarak elektrolit pompalamasını bozar ve kardiyak arrest ile sonuçlanan hipokalemi tablosu oluşturur.