Türkiye müzik okulu sayısı son açıklanan verilere göre 1200 civarında seyrediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı kayıtlarından derlenen bu rakam, nüfusla kıyaslandığında Avrupa ortalamasının oldukça gerisinde kalıyor. Uzmanlar, bu tablonun müzik eğitimindeki yapısal açığı gözler önüne serdiğini belirtiyor. Türkiye müzik okulu sayısının coğrafi dağılımı da dikkat çekici bir tablo çiziyor. İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere büyük kentler mevcut okulların büyük bölümünü bünyesinde barındırırken kırsal ilçeler ve doğu illeri bu hizmetlere çok daha sınırlı erişime sahip. Bazı il merkezlerinde bile yalnızca bir ya da iki kayıtlı kurum bulunduğu aktarılıyor. Türkiye müzik okulu sayısını yetersiz bulan uzmanlar, karşılaştırmalı verilere dikkat çekiyor. Benzer nüfusa sahip Avrupa ülkelerinde müzik eğitim kurumlarının sayısının birkaç kat fazla olduğu, ayrıca devlet desteğiyle işleyen konservatuvar ağının çok daha yaygın biçimde örgütlendiği görülüyor. Türkiye'de devlet üniversitelerine bağlı konservatuvarlar ve güzel sanatlar liseleri bu açığı kısmen kapatsa da talebe yetişemediği belirtiliyor. Sektör temsilcileri, özel müzik kurslarının kayıtlı okul kategorisinde değerlendirilip değerlendirilmediğinin netleştirilmesini ve belgelendirme standartlarının yeniden gözden geçirilmesini talep ediyor. Yasal zemin ve belgelendirme süreçlerindeki karmaşıklığın bazı kurumsallaşma çabalarını sekteye uğrattığı da vurgulanıyor. Müzik eğitimine erişimin artırılması, hem kültürel mirasın sürdürülmesi hem de bireysel bilişsel gelişime yapılan yatırım olarak değerlendiriliyor. Bu bağlamda devlet desteğinin ve belediye tabanlı sanat okullarının yaygınlaştırılması gündeme taşınan politika önerileri arasında yer alıyor.