Eleştirel düşünme becerilerinin eğitim müfredatlarına daha sağlam biçimde yerleştirilmesi gerektiği fikri, eğitim reformu gündeminin üst sıralarına taşınmaya başladı. Bu tartışmanın odağında mantık dersi lise müfredatlarında zorunlu hale getirilmeli mi sorusu yer alıyor. Felsefe derneği temsilcileri ve eğitim araştırmacılarından oluşan bir grup, mantık dersi lise düzeyinde zorunlu hale getirilmediği sürece öğrencilerin dezenformasyona, sözde-bilime ve yanıltıcı argümanlara karşı yeterince donanımlı olamayacağını savunuyor. Argüman analizi, çıkarım yapısı ve hata teorisi gibi temel mantık konularının öğrencilere hem akademik hem gündelik düzlemde kritik avantajlar sağladığı ifade ediliyor. Karşı görüşe göre mantık dersi lise programlarına eklenebilir; ancak zorunluluk yerine seçmeli statüde tutulması gerekiyor. Bu görüşü savunanlar, halihazırda matematik ve geometri derslerinin mantıksal akıl yürütme becerilerini geliştirdiğini, ayrı bir ders açmanın sınırlı ders saatini daha da parçalayacağını öne sürüyor. Türkiye'de mantık dersi lise müfredatında yer almakla birlikte uygulamada okullara göre ciddi farklılıklar bulunuyor. Özel okullarda dersin daha sistematik biçimde işlendiği, devlet okullarının büyük bölümünde ise öğretmen eksikliği ve ders saati yetersizliği nedeniyle içeriğin yüzeysel kaldığı gözlemleniyor. Felsefeciler, mantık öğretiminin yalnızca bireylerin değil kamusal söylemin de kalitesini yükselttiğini vurguluyor. Yapılandırılmış argüman analizini erken yaşta öğrenen bireylerin, medya okuryazarlığı testlerinde de anlamlı düzeyde daha başarılı olduğuna dair araştırma bulguları bu tartışmaya yeni bir boyut katıyor.