Türkiye baharat ticareti dünya ölçeğinde kendine sağlamlaştırdığı konumu korumayı sürdürüyor. Gümrük istatistiklerine dayanan son veriler, ülkenin baharat ihracat gelirlerinin yıllık bazda yüzde on üçü aşan bir artışla yeni bir rekora ulaştığını gösteriyor. Türkiye baharat ticareti dünya piyasalarındaki ağırlığı tarihsel arka planıyla değerlendirildiğinde, ülkenin Orta Doğu ve Doğu Avrupa başta olmak üzere çok sayıda pazara köprü konumunda olduğu görülüyor. Kırmızı biber, kimyon, kişniş, nane ve kekik, ihracat sepetinin ana kalemlerini oluşturuyor. Son dönemde safran, sumak ve Maraş biberinin uluslararası restoran ve gıda üretim sektörlerinden gelen talep nedeniyle liste başına tırmandığı aktarılıyor. Türkiye baharat ticareti dünya sahnesinde konumunu güçlendiren etkenlerden biri de coğrafi işaretleme süreçlerinde atılan adımlar. Yurt içinde tescillenen coğrafi işaretli baharat çeşitlerinin uluslararası pazarlarda prim fiyatlarla alıcı bulduğu gözlemleniyor. Bu trend, küçük çiftçi kooperatiflerinin ihracat zincirine doğrudan entegrasyonunu teşvik eden destekleyici politikalarla besleniyor. Öte yandan sektörün önünde bazı yapısal güçlükler bulunuyor. Ürünlerin küresel perakende zincirlerine uygun paketleme ve sertifikalandırma standartlarını karşılaması ek yatırım gerektiriyor. Organik ve izlenebilir ürün talep eden Avrupa pazarında bu koşulların yerine getirilmesi, küçük ölçekli üreticiler için önemli bir eşik oluşturuyor. Uzmanlar, kök üretimden nihai pazara kadar uzanan değer zincirinde işleme tesisi yatırımlarının artırılmasının ihracat gelirini daha da yukarı taşıyacağı görüşünde. Ham baharat yerine katma değerli ürün ihracatına geçiş, sektörün önümüzdeki dönemde odaklanmayı planladığı alanlar arasında gösteriliyor.