Özgüven eksikliği doğuştan mı geliyor, yoksa sonradan mı gelişiyor? Kısa cevap: Hem biri hem diğeri, ama çoğunlukla ikincisi daha belirleyici. Temperaman rolü oynuyor mu? Evet, belli bir ölçüde. Bazı bebekler doğuştan daha yüksek kaygı eşiğiyle gelir, yeni uyaranlara daha güçlü tepki verirler. Bu "davranışsal inhibisyon" adıyla anılır ve özgüven eksikliği nedeni olarak genetik temele sahip olduğunu gösterir. Ama bu yatkınlık, kader değildir. Çocukluk deneyimleri ne kadar etkili? Çok etkili. Özgüven eksikliği nedenlerinin büyük bölümü öğrenilmiş örüntülere dayanır. Sürekli eleştirilen, başarıları görmezden gelinen, hatalarıyla tanımlanan bir çocuk zamanla şu inancı geliştirir: "Ben yeterli değilim." Bu inanç yetişkinlikte de sessizce çalışmaya devam eder. Bağlanma biçimi nasıl şekillendirir? Bakımveriyle kurulan erken ilişki, kişinin kendini ve dünyayı algılama biçimini kodlar. Güvenli bağlanan çocuklar "sevilmeye değerim, dünya güvenlidir" mesajını alır. Kaçınan veya kaygılı bağlananlar ise öz-değerlerini koşullu öğrenir: Ancak bir şeyleri hak edince değerliyim. Yetişkinlikte özgüven gelişebilir mi? Evet. Beyin değişmeye açıktır ve özgüven eksikliği sabit bir özellik değildir. Ama bu değişim, "kendine güven" dileyerek olmaz. Yetkin hissetmek özgüven getirir, tersine değil. Küçük başarılar biriktirmek, olumsuz iç sesi fark edip sorgulamak ve destekleyici ilişkiler kurmak bu sürecin somut bileşenleridir. Ne zaman profesyonel destek düşünülmeli? Özgüven eksikliği nedeni ne olursa olsun, eğer bu durum sosyal ilişkileri, kariyer kararlarını ve günlük kaliteyi ciddi biçimde kısıtlıyorsa terapi süreci anlamlı bir ilerleme sağlayabilir. Şema terapi ve bilişsel davranışçı yaklaşımlar bu alanda özellikle etkili bulunmuştur.