Ucuz ukulele meselesi, müzik enstrümanı pazarının 'erişilebilirlik' söyleminin sınırlarını test etmektedir. Her geçen yıl daha ucuz enstrümanlar piyasaya çıkmakta; bu durum hem fırsatlar hem de riskler barındırmaktadır. Ucuz ukulele tartışmasında çalınabilirlik en temel kriter olmalıdır. Bir enstrüman çalınabilir değilse, ne kadar ucuz olduğunun önemi yoktur. Beş yüz TL altı ukulelelerin büyük bölümünde perde işçiliği, sap eğriliği ve köprü yüksekliği sorunları öne çıkmaktadır. Bu sorunlar, enstrümanın akorda gelmesini ya da belirli pozisyonlarda doğru ses vermesini engelleyebilmektedir. Ucuz ukulele'nin tahmin edilenden daha büyük bir sorunu akort stabilitesidir. Plastik burgular ve düşük kaliteli akort mekanizmaları, tel gerilimini korumakta yetersiz kalmaktadır. Bu durum, özellikle yeni başlayanlar için sürekli akort bozulması nedeniyle ciddi bir hayal kırıklığı kaynağıdır. Ancak tüm ucuz ukuleleler aynı değildir. Aynı fiyat aralığında makul işçiliğe sahip modeller bulmak mümkündür; bunun için enstrümanı satın almadan önce perdeler üzerinde tel baskısını test etmek ve köprü yüksekliğini gözle incelemek basit ama etkili yöntemlerdir. Net öneri şudur: Ucuz ukulele almak kötü bir karar değildir; ancak gözü kapalı almak kötü bir karardır. Bütçe kısıtlıysa, en düşük fiyat bandından bir tık yukarısına çıkmak genellikle çalınabilirlik açısından anlamlı fark yaratmaktadır. Müzikle ilişkiyi kalıcı kılacak enstrüman, en ucuz değil en çalınabilir olandır.