Karbon ofset eleştirisi, çevre politikasının en hararetli tartışma konularından biri haline geldi. Büyük şirketler yılda milyonlarca ton karbon salımını ofset sertifikası satın alarak "nötralize" ettiklerini açıklarken, bu mekanizmanın gerçekte ne işe yaradığı sorusu giderek daha fazla sorulmaya başlanıyor. Karbon ofset eleştirisinin merkezinde şu soru yer alıyor: emisyonu azaltmak yerine onu başka bir yerde telafi ettiğini iddia etmek, atmosferdeki net karbon miktarını gerçekten düşürüyor mu? Teorik olarak evet, ancak bu teorinin pratiğe dönüşmesi için çok katmanlı koşulların sağlanması gerekiyor. Ofset projelerinin güvenilirliği tartışmalı. Ağaç dikme projelerinin en yaygın ofset aracı olduğu bilinmektedir; ancak dikilen ağaçların hayatta kalma oranı, yangın ve kuraklık riski, arazi tahsis doğruluğu ve bağımsız izleme mekanizmaları her projede aynı standarda ulaşmıyor. Bazı araştırmacılar, piyasadaki ofset kredilerinin önemli bir bölümünün "gerçekleşmeyen karbon absorpsiyonuna" dayandığını ileri sürüyor. Karbon ofset eleştirisi bağlamında "ek fayda" ilkesi belirleyici. Bir ofset projesinin gerçek değer taşıyabilmesi için, o proje olmaksızın gerçekleşmeyecek bir şeyi mümkün kılması gerekiyor. Başka bir deyişle, zaten var olan ya da devlet tarafından korunan bir orman üzerinden kredi satmak, iklim açısından yeni bir değer üretmiyor. Bir başka mesele zamanlama. Fosil yakıtlı operasyonlardan salınan karbon atmosferde yüzyıllarca kalabilir. Ofset projesi olarak dikilen ağaçlar ise onlarca yılda biriktirebileceği karbonu yangın, hastalık ya da insan müdahalesiyle çok daha kısa sürede geri salabilir. Bu iki döngünün senkronize edilmediği bir sistemde gerçek bir denge sağlamak güç. Karbon ofset sertifikaları tamamen değersiz değil. Yüksek doğruluk standartlarına sahip, bağımsız denetlenen projeler gerçek çevre katkısı sağlayabilir. Ancak bu sertifikalara, şirketlerin gerçek emisyon azaltımı yerine tercih edebileceği ucuz bir yol olarak yaslanmaları ciddi bir soruna yol açıyor. Gerçek iklim taahhüdü, emisyonları kaynakta azaltmakla başlar, telafi mekanizmasıyla örtmekle değil.