Lifli takviyeli beton, portlant çimento matrisine çelik, polipropilen, cam veya bazalt elyafın homojen olarak dağıtılmasıyla elde edilen kompozit bir malzemedir. Konvansiyonel betona kıyasla en belirgin kazanım, çatlak sonrası artık gerilme taşıma kapasitesidir (post-crack residual strength). Bu özellik, lifli takviyeli betonun gevrek kırılma yerine sünekçe enerji yutarak göçmesini sağlar. Çelik lifler, yüksek çekme dayanımı (1000-2000 MPa) ve matris ile mekanik bağlanma kapasiteleri nedeniyle yapısal uygulamalarda en yaygın kullanılan elyaf türüdür. Lif geometrisi (kıvrımlı, kancalı uçlu, dalgalı) ve lif oranı (hacimsel olarak %0.5-2.0), kırılma tokluğunu ve eğilme dayanımını belirleyen başlıca parametrelerdir. RILEM TC 162-TDF veya fib Model Code 2010 çerçevesinde karakterizasyon deneyleri, artık eğilme dayanımı parametrelerini (f R1, f R3) sayısal olarak ortaya koyar. Uygulama alanları arasında endüstriyel zemin döşemeleri, tünel kaplamaları (shotcrete), prefabrik elemanlar ve köprü tabliyesi sayılabilir. Özellikle tünel shotcrete'inde lifli takviyeli beton, geleneksel tel hasır donatıya göre hem daha hızlı uygulama süresi hem de daha iyi süneklik performansı sunar. Zemin döşemelerinde ise sürekli donatı ihtiyacını büyük ölçüde azaltır veya tamamen ortadan kaldırır. Sınırlamalar açısından değerlendirildiğinde, çelik lif korozyonu agresif çevresel koşullarda uzun vadeli dayanıklılık sorunu yaratabilir. Polipropilen lifler yangın direnci açısından kritik sıcaklıklarda eriyerek gaz geçiş kanalları oluşturduğundan patlama direncini artırır; ancak yüksek sıcaklık dayanımları düşüktür. Lifli takviyeli betonun karma tasarım aşamasında çalışma yeteneği (workability) takibine özellikle dikkat edilmeli, lif yumaklaşması (balling) önlenmelidir.