Astrofotoğraf başlangıcım kimseler görmesin diye gizlemek istediğim bir geceydi. Dedikten sonra anlattım tabii. Teleskopum vardı, akıllı telefonum vardı ve bir YouTube videosu izlemiştim. "Telefonunu oküler üzerine daya" diyordu video. Dedim. Telefon düştü. Tekrar denedim. Telefon eğrildi. Yirmi dakika uğraştım, en sonunda zorla tutturabildim. Astrofotoğraf başlangıcının o gecesi Ay'ı hedef aldım. Büyük ve parlak, kolay hedef gibi görünüyordu. Ekrana baktım, bulanık beyaz bir şey gördüm. Odaklamaya çalıştım. Biraz daha netleşti. Fotoğraf çektim. Fotoğrafı açtım. Titremiş, flu, üst yarısı aydınlık alt yarısı karanlık bir şey. Ama Ay'dı. Çektiğim ilk astrofotoğraf buydu. Oradaki tatmin beklenmedik yerden geldi. Görüntü berbattı ama kendi çektiğimdi. Teleskopla, kendi ellerimle, sabahın ikisinde çekmiştim. O berbatlık beni motive etti. Astrofotoğraf başlangıcından bu yana bir sürü şey öğrendim. Telefon adaptörü aldım, daha kararlı bir bağlantı sağladım. Uzun pozlama için uzaktan deklanşör kullandım. Karadeniz kıyısında bir gecede Samanyolu'nu yakaladım. Her usta bir zamanlar acemi. Ben de telefonum teleskoptan düşen biriydum. Utanç verici bir başlangıç, ama başlangıçtı. Ve bu yeterliydi.