Tiyatro oyun metni yazma, pek çok kişinin ilgi duyduğu ama nereden başlayacağını bilemediği bir yaratıcı süreçtir. Başlangıç noktası bir kuralla değil, bir soruyla atılır. Tiyatro oyun metni yazma sürecinin ilk adımı merkezi çatışmayı bulmaktır. Oyun bir çatışmaya dayanır: iki karakter arasındaki, bir karakterin kendi içindeki ya da bir bireyle çevresi arasındaki gerilim. "Ne isteniyor, ne engelliyor?" sorusu oyunun motorunu ateşler. Bu soruya net yanıt bulmadan karakter ve diyalog kurmaya çalışmak genellikle boşlukta kalır. Karakter yaratma, tiyatro oyun metni yazma sürecinin en keyifli ve en zorlu adımıdır. Her karakter kendi bakış açısına, geçmişine ve amacına sahip olmalıdır. Kağıda yazmadan önce karakteri tanımak için o karakterin ağzından senaryo dışı bir konuşma yazılabilir, bu egzersiz karakteri derinleştirir. Yapı konusunda klasik üç perde yapısı iyi bir başlangıç iskeleti sunar: kuruluş (durum ve karakterlerin tanıtımı), çatışmanın tırmanması ve çözüm. Deneysel metinler bu yapıyı bilinçli olarak bozabilir; ancak yapıyı bozabilmek için önce bilmek gerekir. Diyalog yazarken her karakterin konuşma ritmi birbirinden ayrışmalıdır. Tiyatro oyun metni yazma pratiğinde diyaloğun sessizlikleri kadar konuşulanlar da anlam taşır; her cümlede karakter bir şey ister ya da gizler. Yazdıktan sonra sesli okuma yapın. Metnin sözlü performansını duymak, kâğıtta akıcı görünen ama söylendiğinde tutuklayan yapıları ortaya çıkarır.