Çocuk animasyonu şiddet içeriği meselesi, içeriğin nasıl değerlendirileceğine dair ölçüt sorununu gündeme getirir. Her dramatik anlatı çatışma içerir; çatışma gerçekçi biçimde temsil edildiğinde şiddet veya korku öğeleri ortaya çıkabilir. Fakat bu öğelerin ne zaman bağlamsal bir anlatı aracı, ne zaman sorunlu bir içerik olduğu tartışmaya açıktır. Çocuk animasyonu şiddet içeriği değerlendirmesinde birkaç faktör belirleyicidir. Yaş uygunluğu: beş yaşındaki bir çocuk ile on iki yaşındaki bir çocuğun işleyebileceği içerik farklıdır. Bağlam ve çözüm: şiddet davranışının sonuçları gösterilmeden normalleştirilmesi, sonuçları gösterilerek bir çatışma durumunu anlatmaktan farklıdır. Sıklık ve yoğunluk: tek bir sahne ile süreğen örüntü arasındaki fark önemlidir. Çocuk animasyonu şiddet içeriğinde gözden kaçan bir boyut psikolojik korkudur. Fiziksel şiddet belirgin olduğundan fark edilir; fakat psikolojik baskı, terk edilme korkusu, kaybetme teması veya anlamsız tehdit gibi öğeler daha az görünürdür. Çocuklarda bu öğelerin fiziksel şiddetten daha derin kaygı izleri bırakabileceğine dair araştırmalar mevcuttur. Öte yandan her korku öğesini içerikten temizlemek de savunulabilir bir hedef değildir. Korku ve tehdit içeren senaryolar çocuğun duygusal esneklik geliştirmesine, cesaret ve dayanma kavramlarını işlemesine yardımcı olabilir. Meselenin özü nasıl sunulduğudur. Ebeveyn ve yapımcı açısından pratik yaklaşım şudur: içeriği yaş grubuna göre bilinçli seçmek, izlerken çocukla konuşmak, ve korku yaratan sahneleri bastırmak yerine onları birlikte anlamlandırmak. Bu yöntem pasif filtrelemeden çok daha değerlidir.