Afet gönüllüsü sayısı, son büyük deprem felaketinin ardından bölgesel gönüllü ağlarında dramatik bir artışa sahne oldu. Bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının derlediği verilere göre aktif afet gönüllüsü sayısı iki yıl içinde yaklaşık üç katına çıkarak önceki dönemlerin rekor seviyelerini geride bıraktı. Afet gönüllüsü sayısındaki bu artışın niteliksel boyutu en az nicel boyutu kadar dikkat çekiyor. Kurtarma ve enkaz kaldırma operasyonlarından psikososyal destek, dağıtım lojistiği, sahada koordinasyon ve geri dönüş sürecinde beceri bazlı yardıma uzanan geniş bir uzmanlık yelpazesi mobilize oldu. Arama ve kurtarma konusunda sertifikalı gönüllü sayısındaki artış ise özellikle vurgulanan bir kazanım. Afet gönüllüsü sayısındaki büyümenin kurumsal bir altyapıya taşınması, sektörün önündeki kritik soru. Kriz sonrasında ani biçimde yükselen motivasyon, tarihsel olarak zamanla azalma eğilimi gösteriyor. Sivil savunma ve afet yönetimi uzmanları, gönüllü kapasitesinin sürdürülebilir olabilmesi için düzenli tatbikat programları, beceri güncelleme eğitimleri ve organizasyonel entegrasyon mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor. Türkiye'nin afet gönüllüsü koordinasyon sistemine yönelik eleştiriler de bu süreçte gündeme taşındı. Kapasite bolluğunun dönüşebileceği kapasite israfını önlemek için gönüllü koordinasyonunun yetersizliğine işaret eden raporlar, çeşitli bakanlıklar ve sivil toplum oyuncularının müzakere gündemini şekillendirdi. Yerel yönetimler bu alandaki en kritik aktörlerden biri konumuna yükseldi. Afet gönüllüsü sayısı verisini ileriye dönük kapasiteye dönüştürmek isteyen belediyeler, gönüllü kayıt sistemleri, periyodik tatbikatlar ve gönüllü yetkinlik haritalaması konularında yatırım kararları aldı.