Tiyatro kostüm makyaj, sahnenin görünmeyen kahramanlarıdır. Seyirci çoğunlukla oyunculara odaklanır; ama o oyunculara kim olduklarını giydiren ve yüzlerine işleyen ekip de hikayenin ayrılmaz parçasıdır. Tiyatro kostüm makyaj tasarımı, oyunun dönemini, karakterin sınıfını ve kişiliğini ilk bakışta seyirciye ileten görsel bir dildir. Bir Osmanlı dönemi oyununda karakterin kıyafeti, o kişinin zengin mi fakir mi, köylü mü saray mensubu mu olduğunu söze gerek kalmadan aktarır. Makyajın tiyatrodaki işlevi sinemadan farklıdır. Sahnede ışık yoğun, mesafe fazladır; bu nedenle tiyatro makyajı genellikle daha belirgin ve abartılı yapılır. Arka sıralardaki seyircinin oyuncunun yüz ifadesini görebilmesi, makyajı bir iletişim aracına dönüştürür. Yaş makyajı, yara efektleri ve fantastik görünümler özel teknik beceri gerektirir. Bir oyuncuyu gerçek yaşından 30 yıl büyük göstermek ya da onu farklı bir ırka ait bir karaktere dönüştürmek, tiyatro makyaj sanatının en zorlu ve en büyüleyici boyutlarındandır. Kostüm tasarımcısı yönetmen ve sahne tasarımcısıyla sıkı bir işbirliği içinde çalışır. Renk paleti, kumaş dokusu ve siluet yalnızca estetik kararlar değil; dramatik kararlar da barındırır. Yalnızca kostüme bakarak bir karakterin yolculuğunu takip edebilmek, iyi bir tasarımın belirtisidir. Tiyatro kostüm makyaj ekibi, perde açılmadan önce ve perde kapandıktan sonra sahnede olmayan ama oyuna her gece katılan görünmez bir kolektiftir. Onların emeği olmadan sahne hem renksiz hem anlamsız kalırdı.