Tiyatro oyunculuğuna başlamak için büyük bir yeteneğe sahip olmak ya da özel bağlantılara ihtiyaç duymak gibi bir şart yoktur. İstek, merak ve düzenli pratik, bu üçü başlangıç için yeterlidir. Tiyatro oyunculuğuna başlamanın en doğal yolu kurslar ve atölye çalışmalarıdır. Birçok şehirde belediye tiyatroları, özel tiyatrolar ve kültür merkezleri belirli dönemlerde yetişkin başlangıç kursları düzenler. Bu kurslar sahne önünde beden kullanımı, ses egzersizleri ve doğaçlama çalışmalarını kapsar. Doğaçlama tiyatronun özel bir yeri vardır. Senaryo olmadan anlık tepkilerle hikaye kurmak, hem yaratıcılığı besler hem de sahnede kendiliğinden var olmayı öğretir. Başlangıç için doğaçlama atölyeleri mükemmel bir zemin sunar. Tiyatro oyunculuğuna başlamak isteyenler için okuma ve izleme de çalışmanın ayrılmaz parçasıdır. Oyun metinleri okumak, farklı sahneleme anlayışlarına ait gösteriler izlemek ve büyük oyuncuları gözlemlemek bilinçsizce bile olsa çok şey öğretir. Amatör tiyatro grupları ise sahne deneyimi kazanmanın en pratik yollarından biridir. Bu gruplar genellikle açık kapı politikası izler ve her düzeyden katılımcıyı kabul eder. Bir prodüksiyon sürecine katılmak, tiyatronun nasıl işlediğini canlı biçimde öğretir. Tiyatro oyunculuğuna başlarken utanma ve hata korkusu en büyük engel olabilir. Sahne, hata yapılan bir yer değil; denenip öğrenilen bir alan olarak benimsendiğinde her adım daha anlam kazanır. Eğer hedef profesyonel oyunculuksa, konservatuvar ya da tiyatro bölümlerine hazırlık süreci önceden araştırılmalıdır. Ama tiyatroya olan sevgini keşfetmek için bunların hiçbirini beklemeye gerek yoktur.