Araştırma finansmanı coğrafi eşitsizlik, bilimin evrensel bir uygulama olduğu iddiasıyla derin bir çelişki içindedir. Küresel Ar-Ge harcamalarının büyük çoğunluğu kuzey Amerika, Batı Avrupa ve Doğu Asya'nın birkaç ülkesinde yoğunlaşır. Bu coğrafi dağılım, hangi soruların araştırıldığını, hangi sorunların önemli sayıldığını ve kimlerin bilimsel söyleme katkı sağlayabildiğini doğrudan belirler. Sorunun yapısal boyutu şudur: Yüksek prestijli dergiler büyük ölçüde batılı kurumlar tarafından yayınlanır ve hakemlik sistemleri bu kurumların ağlarıyla şekillenir. Doğu Afrika'daki bir araştırmacı, toplumsal açıdan kritik bir buluş yapsa bile bu buluşun uluslararası görünürlük kazanması, batılı ortaklıklar ve İngilizce yetkinliği gibi yapısal engelleri aşmayı gerektirir. Araştırma finansmanı coğrafi eşitsizlik, konu seçimini de etkiler. Tropikal hastalıklar, yerel tarım sorunları ve iklim değişikliğinin küresel güney üzerindeki özgün etkileri, fon bulmakta zorlanır. Oysa bu sorunlar, etkiledikleri nüfuslar açısından aciliyet taşır. Finansmanın yoğunlaştığı bölgeler ise kendi önceliklerine göre araştırma yönlendirme gücüne sahiptir. Bu eşitsizliği besleyen mekanizmalar çeşitlidir: Köklü üniversitelerin prestij avantajı yeni nesil araştırmacıları bu kurumlara yönlendirir; beyin göçü, kaynak fakir bölgelerdeki araştırma kapasitesini sürekli aşındırır; uluslararası fon kuruluşları çoğunlukla kendi siyasi ve ekonomik önceliklerini araştırma gündemine yansıtır. Çözüm yolları tartışılmaktadır: Kuzey-güney araştırma ortaklıklarını zorunlu kılan fon kriterleri, açık erişim politikaları ve çok dilli yayıncılık bu alanda ilerleme sağlayabilir. Ancak bu adımların sahici değişim yaratması için sistemin merkezindeki aktörlerin, büyük fon kuruluşları ve prestijli dergiler, güç yapılarını sorgulaması gerekir. Bu kolay değil. Araştırma finansmanı coğrafi eşitsizliğini kabul etmek, bilimin nesnel ve evrensel olduğu mitini zayıflatmaz; aksine, gerçekten evrensel bir bilim pratiğine ulaşmak için hangi yapısal dönüşümlerin gerektiğini görünür kılar.