Tablo müzayedede satmak deneyimim hayatımda gerçekten beklemediğim bir an oldu. Küçük bir yerel etkinliğe katılmıştım; büyük beklentilerim yoktu. Tablom duvara asılmıştı, ben kenarda bekliyordum. Tablo müzayedede satmak sürecinde en zor kısım açılış teklifini beklemekti. Belki hiç teklif gelmez diye düşündüm; bu ihtimalin yarattığı sıkışıklık açıklama gerektirmiyor. Açık arttırma başladı, tablom sıraya geldi. Birisi teklif verdi. Nefesim kesildi. Sonra başkası daha yüksek teklif verdi. İki kişi yarışıyordu. Ben orada duruyordum ve kimse beni izlemiyordu; tabloya bakıyorlardı. O an çok özel bir şeydi: İki insan benim görsel dünyama sahip olmak için rekabet ediyordu. Çekiç vuruldu. Tablo müzayedede satmak gerçekleşmişti. Kazanan alıcı tablonun önüne geçti, uzun süre baktı. Sonra arkasını dönüp bana baktı ve "kim yaptı bunu?" diye sordu. "Ben" dedim. Elimi sıktı ve "çok etkileyici" dedi. Ev yolunda o gece sessiz kaldım. Tablo müzayedede satmak maddi bir kazanç getirdi ama asıl kazancım buydu: Birisi o tabloyu yeterince değerli buldu ki üzerinde yarıştı. Bir yabancı benim gözümden dünyaya bakmak istedi. Sanatın bu gücü beni yeniden başlamak için doldurdu.