Etik görecilik evrensel ahlak tartışması, felsefenin en köklü ve pratik sonuçları en yüksek olan gerilimlerinden biridir. Soyut görünse de bu tartışmanın insan hakları, kültürlerarası yargılama ve toplumsal adalet gibi alanlarda doğrudan sonuçları var. Etik göreciliğin güçlü yanlarını önce netleştirmek gerekiyor. Kültürel görecilik biçimiyle bu yaklaşım, ahlaki yargıların tarihsel ve sosyal bağlamdan bağımsız olamayacağını savunuyor. Köleliğin bir dönem meşru kabul edilmesi ya da belirli toplumların yaşlıları farklı biçimlerde onurlandırması, normların kültürel köklere sahip olduğunu gösteriyor. Görecilik bu açıdan etik kibre karşı güçlü bir panzehir işlevi görüyor; başka kültürleri kendi değer sisteminizden yargılamanın epistemik sorununu gündeme getiriyor. Öte yandan etik görecilik evrensel ahlak çerçevesinde göreciliğin en ciddi kısıtı şu: Görecilik tutarlı biçimde savunulduğunda kendi içinde paradoksa düşüyor. Soykırımı, çocuk istismarını ya da işkenceyi "o kültüre göre doğru" diye savunmak, ahlaki yargının kendisini anlamsızlaştırıyor. Görecilik eleştirisi için de geçerli: Hangi zemine dayanarak başka bir kültürü tolere etmemizi bekliyorsunuz? Evrensel ahlak yaklaşımları ise farklı gerekçelendirmelerle bu paradoksu aşmaya çalışıyor. Kantçı deontoloji, ahlaki yasayı evrensel ilkelerden türetiyor. Faydacılık, evrensel bir iyiyi (toplam mutluluk ya da refah) ölçüt alıyor. İnsan hakları teorisi ise ortak insanlık kavramından türetilmiş temel güvenceler öngörüyor. Bu yaklaşımların ortak iddiası: Belirli ahlaki ilkeler kültürel farklılıkların ötesinde geçerliliğini koruyor. Ancak evrensel ahlak da eleştiriden muaf değil. Hangi norm "evrensel"? Tarihsel olarak evrensel diye sunulan pek çok norm, egemen kültürlerin değerlerini yansıtmış. Bu güç ilişkisi göz ardı edildiğinde, evrensellik iddiası hegemonyacı bir tutuma kapı aralayabiliyor. En savunulabilir tutum, bu iki aşırı ucun ötesinde bir orta konum gibi görünüyor. Belirli temel normların (beden bütünlüğünün korunması, kıtlığa karşı yardım zorunluluğu gibi) evrensel geçerliliği olduğunu kabul ederken, bu normların somut uygulamalarının kültürel bağlama göre farklılaşabileceğini gözetmek. Etik görecilik evrensel ahlak geriliminin verimli hali, ikisini karşı karşıya koymak yerine birbirini dengeleyen mekanizmalar olarak okumaktır.